Sezgin ÖĞÜT

Sezgin ÖĞÜT
@Janjan21
Azıcık felsefe insanın aklını ateizme meylettirir ama felsefede derine dalmak dine geri döndürür. Francis Bacon
Sayfa 131·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
119-120
Eskiden yaşlılıktaki bir kalp krizi veya inme işimizi bitirirken bugün, sonunda hepsi bizi tekrar ölümün kapısına götürecek stentlerle, baypaslarla ve avuç dolusu ilaçla dolduruluyoruz. İlk bakışta bu durum gayet kıyak görünüyor. Yalnız bu son "ikramiye" yıllarımızda ömür uzatma sonucunda Alzheimer ve Parkinson türü hastalıkların gittikçe artan saldırılarına uğruyoruz. Mesanelerimiz çöküyor; uzuvlarımız titriyor ve enerjimiz bitkisel hayatın azıcık üstünde kalana dek azalıyor. Çürüyen beden ve beyinlerimizde hapis, tanıdığımız herkes ve her şeyden uzaklaşıyoruz. Yaşamak ölmenin yeni adına dönüşüyor.
Bu amca yabancı değil anlaşılan :))
Eskilerden bir fıkra: Yaşlı bir çift, bir uçak kazasında ölür ve cennete gider. Çifti bir melek karşılar ve cenneti gezdirmeye koyulur. Adam acıkır ve meleğe bir şeyler yiyip yiyemeyeceğini sorar. Melek kaz ciğerinden bifteğe, en kremalı tatlılardan en yağlı peynirlere, son derece zengin bir açık büfeyi işaret ederek neyi ne kadar isterse yiyebileceğini, burada sağlık endişesinin bulunmadığını söyler. Büfeye giderlerken adam karısına öfkeyle bakar ve "Her sabah iğrenç yulaf ezmelerini yedirmeseydin çoktan buraya gelmiş olacaktık!"
Sayfa 106·Kitabı okudu
Bugün ölüm ilanlarına baktığımda Epikuros'un en mutlu yaşam, ticaret ve politikanın yüklediği sorumluluklardan azade yaşamdır
Sayfa 105·Kitabı okudu
Pek çok çağdaş psikoterapist gibi varoluşçular için de hayatlarımızla ilgili gerçekleri inkardan daha kötüsü yoktur. İnkar içinde yaşayan bir insan, Platon'un mağarada yaşayan insanları gibidir: Bunlar mağaranın duvarındaki gölgeleri gerçek sanırlar, oysa -bazıları zor olsa da- hayatın gerçekleri hemen dışarıda apaydınlık durur. Bu insanların tam anlamıyla ve sahiden yaşadığı söylenebilir mi?
Sayfa 91·Kitabı okudu