Romeo ve Juliet bir klasik gibi okunmamalı. Shakespeare onu sahnenin ötesine ulaşması için yazmış. Metni okurken aynı zamanda internet üzerindeki oyunlara baktım. Baştan sona karakterlerin iç dünyasını yansıtmak ve oyun boyunca karakterleri oturtmak açısından kuvvetli bir eser. Motivasyonları macerayı ve tepkiyi içselleştirebileceğiniz, karakterleriyle hayatın içinden, ama sizi 2 saat boyunca hayattan çekip kopartacak bir tasarı sunmuş.
Juliet ağır başlı ama içindeki gençlik heyecanını zapt edemeyen bir kız, Romeo ise kalbinde aşk alevi olan bir genç. Oyun boyunca onlara kan bağından daha yakın, talihsiz aşklarını kurtarmaları için kendilerini teslim ettikleri dadı ve rahip Lawrence'ı görürüz. İkisinin de temsiliyatları farklıdır. Rahip bir bilgin olarak karşımıza çıkar, lakin iki gencin bir zerreden fazla umudu olmayan aşkını korumak için uçuk sayılacak fikirlere başvurur. Aklın zeminine oturttuğu fikirler ise duygularla mahvolur. Öteki yanda, dadı, bilgisini hayat tecrübesinden başka bir şeyden almayan bu kadın, durumlara uygun isabetli kararlarla yaklaşır. İki aşığın hayalleri ise, Shakespeare'in Romeo'nun düşünde gördüklerini aktartmasıyla yaşatılır. Kötü bitecek bir sonda bile, ölü aşıklar için umut vardır.