Jack Olivan gibi onlar da mezarlarına yazılan yalanları silmişler, onların yerine gerçek kimliklerini, gerçek karakterlerini gösteren şeyler yazmışlardı.
Ve şimdi, hep birden mezarların kitabelerine, dünyadakilerin bilmedikleri, ya da bilmez göründükleri gerçekleri yazmışlardı.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yürüyor, yürüyordum. Bu diyar, öteki diyardan, yaşalyanların diyarından ne kadar da küçüktü; oysa ölüler, yaşayanlardan çoktu. Hayatta olan bizlere; kaynakların sularını, bağların şaraplarını içen, tarlaların ekmeğini yiyen bizlere yuvalar dar geliyordu; ölülere, toprağa düşen insana ise basit bir mezardan başka hiçbir şey kalmıyordu. Toprak onları alır, unutulmamak onları örter ve her şey orada biter.
Varlık, hayat ve evren; her şey, her şey bana boşalmış, silinmiş görünüyordu. Birdenbire hayatın o müthiş sefaleti, boş ümitlerle kendini aldatan kalplerin kara yalnızlığı içime çökmüştü.