tuba a.

Son erdem kırıntısını da, kanımdaki son kutsallık damlasını da atma zamanı gelmişti. Artık gerçeğin farkındaydım. Ne istediğimi biliyordum. Yanılsamalara yer yoktu artık. Başarılı bir fahişe, zavallı bir azizeden daha iyiydi. Bütün kadınlar yalanların, dolanların kurbanıydı. Erkekler kadınları aldatır, aldandıkları için de onları cezalandırır, aşağılar, bu kadar düştükleri için cezalandırır, evlenmeye zorlar, sonra da ömür boyu hizmetçiliğe, küfürlere ya da dayağa mahkûm ederlerdi. En az aldatılan kadının fahişe olduğunu kavramıştım artık. Evliliğin kadınların en zalim şekilde acı çekmesine dayalı bir sistem olduğunu anlamıştım.
Sayfa 90 - Metis Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Belki de bir fahişe olarak o kadar aşağılanmıştım ki, hiçbir şeyin önemi kalmamıştı. İnsan sokağa düştüğü zaman hiçbir beklentisi kalmaz, hiçbir şey umut etmez. Oysa ben aşktan bir şeyler beklemiştim. Aşkı tanıyınca insan olduğumu hissetmeye başlamıştım.
Sayfa 88 - Metis Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
"Gözlerine kara gözlükler takıp sonra da güneşi göremediğini söylüyorsun."
Sayfa 87 - Metis Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Ömrümün kaç yılı, bedenimle benliğim gerçekten istemediğim şeyleri yapacak kadar benim olmadan geçti? İlk günden beri, beni avuçlarına almış olan insanlardan bedenimle benliğimi çekip kurtarıncaya dek kaç yıl geçti?
Sayfa 74 - Metis Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Nil Nehri, gökyüzü ve ağaçlar değişebilir mi? Ben değiştim öyleyse neden Nil'in ve ağaçların rengi de değişmesin?
Sayfa 62 - Metis Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat