Arka kapak yazısından;
"Kolera Günlerinde Aşk, terk edilmiş bir sevgilinin, yeniyetmelik yıllarından başlayıp yaşlılığın alacakaranlığına dek süren yarım yüzyıllık aşkının öyküsü."
Bu yarım yüzyıl boyunca adamın 600 küsür kadınla yatması başta tuhaf dursa da, yaptığı şeyler arasında en erdemli hareketi sayılabilir. Tabii bununla beraber sözde sevdiği kadını nasıl durmadan mektuplarla taciz ettiğini de görüyoruz. Sanki yazar bize, bir kadına durmadan bıkmadan ısrar ederseniz (ki bunun sapıklık derecesine varması önemli değil) "her" kadın ikna olur diyor.
Ailesi tarafından ona emanet edilen, kitapta henüz çocuk olduğu çok açık bir şekilde belirtilen kızı kandıran ve onunla iki yıl boyunca birlikte olan 70 yaşında bir pedefoli karakter kendisi. Ayrıca tecavüzcü. Evinde çalışan hizmetçi kadına, onun izni olmadan saldırdığını, hamile bıraktığını, ona bir ev alarak tüm sorumluluklarından kaçtığını da kitapta okuyoruz.
Kitapta yan karakter olan; sözde kitabın akıllı, zeki, güçlü, kariyer sahibi kadını ise, yüzünü bile görmediği ama kendisine tecavüz eden bir adama aşık olduğu için yıllarca tecavüzcüsünü arıyor. (Can yayınları, sayfa 328)
Bu sapkınlıklarla dolu, kadın varlığını sadece cinselliğe indirgeyen, tecavüz güzellemesi yapan kitabı; aşk hikayesi diye yutturmak tamamen delilik.