Akıl, düşünmenin en gerekli olduğu zamanlarda düşünceden kaçmaya meyleder. Düşünceyi asıl kışkırtan şey, aklın diğer kısımlarını müzik dinlemek veya bir sıra ağacı izlemek gibi eylemlerle görevlendirmektir.
Söyle bakalım, en çok kimi seversin, seni esrarengiz adam:
Anneni mi, babanı mı, kardeşlerini mi?
–Ne annem var benim, ne babam, ne de kardeşlerim.
Peki ya arkadaşların?
–O sözcüğü hayatta duymadım.
Peki ya ülken?
–Orası neresidir? Bilmem.
Ya güzellik?
–Onu bütün kalbimle severdim,
Bir tanrıça olsaydı, ölümsüz olsaydı.
Para?
–Sen tanrıdan nasıl nefret edersen
Ben de paradan öyle nefret ederim.
Peki öyleyse sen neyi seversin, seni yapayalnız yabancı?
–Bulutları severim... Geçip giden bulutları... Orada işte... Oradan geçip giden...
O güzelim bulutları!