Bozkır köylüklerinde gün kavuşur kavuşmaz, silme bir karanlık çökerdi dünyaya. Evlerin içi dışı aynı karanlıkta... Hiçbir ışık karanlığı delmezdi. Bir Kürt şairin dediği gibi, bin yıllık mayalanmış bir karanlık çökerdi gecelerine.
İçinde, yüreğinin şuracığında onu rahatsız eden, boğazını sıkan bir şeyler vardı. Bir şeylerden, görünmez bir şeylerden korkuyor, ağır ağır tuhaf bir korku işliyordu içine.