Stefan Zweig in biyografilerini her zaman beğenmişimdir, bu kitabını da Nietzsche nin bilinmeyen yönlerini kendi kaleminden bizlere aktarıyor, keyifle tek solukta bitirilecek bir kitap...
Tarih ve mitoloji merakı olan okurların başlama kitabı olarak mutlaka okuması gereken bir kitap, yazarın akıcı dili ise kitabın nasıl bittiğini anlamıyorsunuz,
Furkan Zeynep’le aynı üniversiteye gidebilmek için sınava girmeyi erteler ve askere gider bu süreçte hem duygu yoğunluğu olarak hem de fiziksel olarak iyice gelişir. Döndüğünde Zeynep’i bambaşka bir Furkan görüntüsü bekler. Zamanla bütün kızlar Furkan’ın etrafında dönmeye başlar ve bu durum içten içe Zeynep’i kıskançlığa iter, anlar ki onunda duyguları değişmiştir. Zeynep Furkan’ın kendisine olan duygularını çok iyi biliyordur, sevgisinden emindir de aslında.
Romanın başında bilmediği bir küçük köye gelen K. (Kafka bu karakteri (K.) birçok eserinde kullanmıştır, muhtemelen kendisidir), burada kendini kadastrocu olarak tanıtır… Bunun, doğaçlama mı olduğu yoksa K.’nın gerçekten mi oraya atanan bir kadastrocu olduğu belirsizdir… Kadastrocu, meslek olarak, ne alt tabakadan bir insan ne de şatoya girebilecek kadar üst tabakadan biridir… Tam anlamıyla arada sıkışıp kalmıştır… K., bir yandan elit şato memurlarına kendini göstermeye ve ispat etmeye çalışır, bir yandan da köyün çeşitli kişilerine (öğretmen, ayakkabıcı, garson kızlar, arabacılar vs.) kendini saydırmaya… K., ne onlara ne de şatodakilere yaranabilecektir…
Doğu'dan uzakta
Yenikler her zaman kendilerini masum kurbanlar olarak göstermek eğilimindedirler. Ama bu gerçeğe tam uymaz, hiç de masum değildirler. Yenildikleri için suçludurlar. Kendi halklarına, kendi medeniyetlerine karşı suçludurlar. Sadece yöneticilerden değil, benden, senden, hepimizden bahsediyorum. Bugün tarihin mağluplarıysak, hem kendi gözümüzde hem de tüm dünyanın gözünde aşağılanmış durumdaysak, bu sadece başkalarının değil, öncelikle bizim suçumuzdur
Doğu'dan UzaktaAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 20246,3bin okunma