İnerken solda bir telefon kulübesi durur... Umutsuz defter satırlarında mayınlı numaraların izini sürenlere, hiç ses verilmeden kapatılan çaresiz arayışlara, bir sese, bir soluğa sığınarak gecelere tutunanlara, hep oradan telefon edilir.
Her defasında koridorun sonundaki duvarla yüz yüze geleceğini bilirsin, aynı daracık yolu geriye katedeceğini de. Yaşamını kurutan şey bu bile bilelik oldu her zaman.