anyway..

anyway..
@Jnt_A
Bir insanın diğer bir insanı, hemen hemen hiç bir bir şey yapmadan, bu kadar mesut etmesi nasıl mümkün oluyordu?
Reklam
Demek ki insanlar birbirine ancak muayyen bir hadde kadar yaklaşabiliyorlar ve ondan sonra, daha fazla sokulmak için atılan her adım daha çok uzaklaştırıyor.
Şimdiye değin nasıl yaşadıysan, gene öyle yaşayacaksın sanırsın. Sonra beklenmedik bir anda biri çıka gelir. Etrafındaki kimseye benzemez. Kendini bu yeni insanın aynasında görmeye başlarsın. Var olanı değil, sende eksik olanı gösteren sihirli bir aynadır o. Ve sen bunca zaman aslında hep bir eksiklik duygusuyla yaşadığını, bilmediğin bir şeye hasret çektiğini anlarsın. Şamar gibi iner hakikat suratına. Sana içindeki boşluğu gösteren bu kişi bir pir, üstâd, arkadaş, yoldaş, eş ya da bazen bir çocuk olabilir. Önemli olan seni tamamlayacak ruhu bulmandır. Her peygamberin verdiği öğüt: Sana ayna olacak insanı bul!
"Faber est suae quisque fortunae" - Herkes kendi talihinin mimarıdır...
Onun yaşadığı yerde yaşamak, onun gibi yaşamak demek değildi...
Reklam