Şimdiye kadar okurken en keyif aldığım eser olabilir, Şeker Portakalı. Kitabı okurken kimi zaman güldüm, başka bir zaman derin bir üzüntü hissettim ve sorgulayıcı olduğum anlar oldu. Küçük Zezé’nin hayal gücüyle gerçek hayatın acımasızlığı arasındaki tezat, beni fazlasıyla etkiledi. Bu karşıtlık, hem yüreğimi ısıttı hem de derinden yaraladı. Duygusal derinliği ve de çocuk gözüyle dünyaya bakmak beni oldukça etkiledi. Kesinlikle herkesin okuması gereken bir başyapıt.
Kitap, Kemal Tahir'in yayımlamadığı belli başlı hikâyeleri içeriyor. Genel olarak birkaç hikâyesi dışında birçoğu tekdüze ve anlamsız. Okuduğunuz hikâyenin tam olarak ne anlattığını bile enikonu anlamıyorsunuz. Kitabı yayınlayan İthaki'ye de değinmemiz gerekirse: Kapak tasarımı oldukça hoş. Ayrıca kitabın sonunda Günümüzde sıklıkla kullanılmayan yahut Osmanlı Türkçesi olan kelimeler "Küçük Sözlük" başlığı ile sunulmuş. Son söz olarak okunmasını tavsiye ederim ancak pek ciddiyetle okunacak bir kitap değil.
Evvela Atatürk'ün Fikir Babası, sonra da Türk Milliyetçiliğinin Babası, Türk Sosyolojisinin Kurucusu Ziya Gökalp'ın yazdığı, mihenk taşına denk olan bu mukaddes kitabı ideolojiniz ne olursa olsun kesinlikle okumalısınız. Bir kitaptan çok; sizinle sohbet edip öğüt veren, geleceği gösteren bir eser. Ki zaten bu Atatürk'ün neden okunmasını tavsiye ettiğini açıklar nitelikte. Ziya Gökalp