“Ölümün eşiğine gelen memleketi ancak ve ancak Anadolu harekâtı kurtarabilirdi. Bu harekat memleketin yüreğinden gelen bir hareketti. Tıpkı hücuma uğrayan bir adamın kendini korumak ve kurtarmak için yaptığı işti.”
"Anadolu'nun içinden yepyeni bir millet doğmuştur. Bu milletin, sarayının kafesleri arkasında titreyen aciz ve korku heyulasıyla, bu milletin Babıali denilen viranede uluyan yıllanmış baykuşlarla hiçbir ilgisi yoktur."
"Fakat şunu anlıyorum ki öğretmen; ne bekçi, ne muhtar, ne de jandarmadır. O, öğretmendir. Yolları arayabilir. İmkanları açabilir, toprağa renk verir, suları uyandırır. Kurullar, teşkilatlar kurdurur. Ama kendisi bunların hepsinin dışında, hepsinin üstünde kalır. Bir öncü, bir yol gösterici olarak. Bir öğretmen olarak..."
"Paşa sesi dedin mi, bir Süleyman Askeri Bey'de vardı, bir de rahmetli Atatürk' te... Bunlar bir kez, "Asker evlatlarım," diye bağırdılar mı orduların gözünden yaş dökülürdü."