"Korkuyorum Milena! Gözlerimi yuvalarından uğratan, çılgın bir korku baygınlığı içinde oluşum, kendi kendimi kargımış olmaktan. (Uykuda bu korkunun baygınlığı bastırsa, çoktan ölürdüm. Babama yazdığım mektubu okursan daha iyi anlarsın... Hayır, gene de anlaşılmaz pek, ne de olsa babamı göz önünde tutarak yazmıştım o mektubu.) Korkum bir yerde toplanıyor: Bu büyük satranç oyununda yerim yok benim; oyunun kurallarını hiçe sayarak, oyunu altüst ederek gözümü kraliçeye dikmişim! Şahın yerine geçmek istiyorum belki? Belki de bütün alanı geçirmek istiyorum elime?! Ama bütün bunların olmasını gerçekten istiyorsam, başka türlü davranmalıyım... daha az insanca olmalı bu davranış. İşte onun için, 'Viyana'da kalamazsın' sözünün, senden çok benim için önemi var. Hele şimdi, şu anda o dilek, dileklerin en uygunu, en arınmışı... mutluluğun ta kendisi."