Umut Çankaya

Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
​"Korkuyorum Milena! Gözlerimi yuvalarından uğratan, çılgın bir korku baygınlığı içinde oluşum, kendi kendimi kargımış olmaktan. (Uykuda bu korkunun baygınlığı bastırsa, çoktan ölürdüm. Babama yazdığım mektubu okursan daha iyi anlarsın... Hayır, gene de anlaşılmaz pek, ne de olsa babamı göz önünde tutarak yazmıştım o mektubu.) Korkum bir yerde toplanıyor: Bu büyük satranç oyununda yerim yok benim; oyunun kurallarını hiçe sayarak, oyunu altüst ederek gözümü kraliçeye dikmişim! Şahın yerine geçmek istiyorum belki? Belki de bütün alanı geçirmek istiyorum elime?! Ama bütün bunların olmasını gerçekten istiyorsam, başka türlü davranmalıyım... daha az insanca olmalı bu davranış. İşte onun için, 'Viyana'da kalamazsın' sözünün, senden çok benim için önemi var. Hele şimdi, şu anda o dilek, dileklerin en uygunu, en arınmışı... mutluluğun ta kendisi."
Sayfa 69 - Say Yayınları
"Peygamber vasiyetini yazacak, kalem kâğıt getirsenize!" diyen eşlerine de çıkışarak, onları Yusuf'a tuzak kuran kadınlara benzetmişlerdi. Peygamber ise sinirli bir şekilde "Bu kadınlar sizden daha hayırlıdır." dedikten sonra kendisini yalnız bırakmalarını istemişti."
Sayfa 184·Kitabı okudu
Ali Şeriati'nin sosyo-analitikliği:
"​Bugün bizim anladığımız manada “kaza ve kader.” Muaviye’nin maharetinin bir ürünüdür. Kader ve cebr inancını Emevîler’in icat ettiğine tarih şahitlik eder. Müslümanların cebre inanmakla her türlü sorumluluktan kurtulacaklarını, çaba gösterme ve eleştirme gibi bir mesuliyetlerinin kalmayacağını, evet, bütün bunları Emevîler’in ihdas ettiğini tarih bütün çıplaklığı ile ortaya koymaktadır. Cebr, yani ne olursa olsun var olanı ve olacak olanı kabul etmek. Oysa Peygamber’in ashabına baktığımızda, yaşadıkları her an için sosyal sorumluluk bilinciyle hareket ettiklerini görürüz."
Sayfa 27·Kitabı okudu