Bazen öfkeyle homurdanarak fikrimizi ezmek isteyen depremler vardır dışarda, bazen zihnimizi boğmak isteyen iftira tsunamileri gelir peşpeşe, bazen de vicdanımızı savurmak isteyen yalan fırtınaları eser. Kapanırım hep oraya… Zemini zangır zangır titreyen çadırımın toprağa tutunan gergin iplerinde uğursuz ıslıklar çalar, uğuldar, zor havalarda… Çakılı kazıklar gıcırdar. Ha söküldü, ha sökülecek… Galiba buraya kadarmış dersin ama, direnir. Karşı koyar. Dayanır her defasında.
İnsanın, onca yıl, onca hırgür, onca sıkıntı arasında nasıl böylesine mutlu olabildiği inanılmaz bir şey, Allah kahretsin, bütün bunların aşk olup olmadığını bile bilmeden.