Akıllı ve büluğa ermiş kadın ve erkek her mü'mine farz olan namaz, Kur'ân'da; cennetin kendileri için hazır-landığı muttakilerin (Al-i İmran, 3/133), hakiki mü'minlerin (Eníal, 8/3-4), Firdevs cennetinin varisleri olan kurtuluşa ermiş mü'minlerin (Mü'minûn, 23/1-2, 9-11; Mearic, 70/22-23, 34-35), múte-vazı mü'minlerin (Hacc, 22/35-36), muhsinlerin (Lokman, 31/3-4), sadıkların, iyi, salih (Bakara, 2/177) ve akıllı (Ra'd, 13/19-22) insan-ların niteliği ve özelliği olarak zikredilmiştir.
Mü'minler, Peygamberimiz (s.a.s.)'in öğrettiği ve bize kadar tevatüren gelen şekliyle günde beş vakit namazı kıl-mak zorundadırlar.
حَافِظُوا عَلَى الصَّلَوَاتِ وَالصَّلُوةِ الْوُسْطَى وَقُومُوا لِلَّهِ قَانِتِينَ
"Namazlara ve orta namaza devam edin. Allah'a gö-nülden boyun eğerek namaza durun" (Bakara, 2/238) buyuran yüce Allah, Firdevs cennetinin varisleri olan mü'minlerin, namazlarında saygılı olduklarını, namazlarını (vakti vaktine kılarak) kılarak) koruduklarını ve namazlarına (ara vermeden) de-vam ettiklerini bildirmiştir. (Mü'minûn, 23/1-2, 9-11; Mearic, 70/22-23,34-35)
Namaz, iman ile küfür arasında perde, mü'mini kötü şeylerden alıkoyan en büyük engeldir (Tirmizt, "Iman", 8, 9; Ah-med b. Hanbel, Müsned, V, 231, 237).
مُنيبِينَ إِلَيْهِ وَاتَّقُوهُ وَأَقِيمُوا الصَّلوةَ
"Yalnız O'na yönelin ve O'na karşı gelmekten sakının; namazı dosdoğru kılın!..." (Ram, 30/31) ve
وَأَقِمِ الصَّلوةَ إِنَّ الصَّلوةَ تَنْهَى عَنِ الْفَحْشَاءِ وَالْمُنْكَرِ وَلَذِكْرُ اللَّهِ اكْبَرُ وَ اللَّهُ يَعْلَمُ مَا تَصْنَعُونَ
insanı "Namazı dosdoğru kıl. Çünkü namaz, hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah'ı anmak (olan namaz,) elbette en büyük ibadettir. Allah, yaptıklarınızı bi-liyor" (Ankebüt, 29/45) anlamındaki ayetler, namazın önemini vurgulamaktadır.