27. Ey kâfirler, müşrikler, dinsizler ve Darwinistler, söyleyin!) Yaratmak bakımından siz mi daha zorsunuz yoksa gök mü? (Bakınız Allah) Onu bina edip (böyle mükemmel ve muhteşem yapmıştır). 28. Ve evreni genişleterek ona muazzam bir genişlik ve yükseklik kazandırdı, sonra onu mükemmel bir sistem hâlinde düzene koydu. 29. Böylece Dünya’nın) Gecesini karartmış, kuşluğunu ağartıp açığa-çıkarmıştır. 30. Daha sonra, yeryüzünü yaşamaya uygun bir şekilde yayıp döşedi. 31. Ayrıca, yerden tatlı ve serin kaynak sularını ve tüm canlıların temel gıda maddesi olan bitki örtüsünü çıkardı. 32. (Dünya’nın üzerine) Dağlarını dikip-oturtarak (dönerken sizi sarsmamak için tedbirler almıştır). 33. Ve bütün bunları, sizin ve hayvanlarınızın her türlü ihtiyaçları karşılanmış bir hâlde, rahat ve huzur içinde yaşaması için yaptı.
İşte, evrenin her zerresinde şahit olduğunuz bu muazzam sistem ve sizi çepeçevre saran bunca nimetler, kâinatın mükemmel bir ölçü ve hesaba göre yaratıldığını ve varlık âleminde, nihâî anlamda zulme, haksızlığa asla yer olmadığını gözler önüne sermektedir. 34. Ancak (hâlâ inkâr ve isyan edenlere hatırlat ki) o, 'her şeyi batırıp gömen büyük-felaket’ (kıyamet) geldiği zaman (halleri nasıl olacaktır?) 35.İnsan neyin peşinde koştuğunu, ebedî saadeti kazanmak için kendisine bahşedilen nimetleri, imkânları ve yetenekleri, bu dünyanın gelip geçici zevklerini elde etme uğruna kullanmakla ne büyük bir kayba uğradığını o gün anlayacak. 36.Ve o an, alev alev yanmakta olan cehennem, tüm korkunçluğuyla, onu görmeye mahkûm edilenlerin karşısına çıkarılacak!..