Portobello cadısı paulo coelhodan okuduğum ilk kitaptı. Simyacı ve Veronika ölmek istiyor isimli ünlü kitaplarından başlamak yerine, pekte popüler olmayan bu kitapla neden okumaya başladığımı bende bilmiyorum. Bir iç güdüyle başladığım kitap inanılmaz bir biçimde iki günde bitirdim ki bu benim için zordur çünkü çabuk sıkılırım. Neyse kitaba gelicek olursak, yazar, gizemcilik, tanrı, bilgelik ve kadın gibi kavramların üzerinde durmayı çok seviyor, kitapta bu kavramlar doğrultusunda ilerliyor. Konsept olarak ilgi çekici olsada ve yazım edebi olasada benim için içinde bir şeyler eksik, zorlama ve alışılagelmişti bu yüzden bayılmadım ve şoke olup feleğim şaşmadı ama yazarın diğer kitaplarını okumaya devam etmemede engel değil. Kısaca, bir kadının kendini bulma yolculuğunun günümüz dünyasında oan bir cadı veya deli gözüyle bakılmasına sebebiyet vermesi sonucu sürpriz bir sonla okuyucuya yeni bir mistik izlenimcilik vermesi olarak özetlenebilir.