Baek Sehee’nin düşünce kıvrımlarında dolaşırken, kendi iç sesimle yüzleştim. “Ben de böyle hissediyorum” dediğim çok an oldu. Depresyonu büyük bir fırtına gibi değil, sürekli yağan ince bir yağmur gibi anlatıyor. O yüzden daha gerçek, daha sessiz ama bir o kadar sarsıcı. Yazarın “yaşamak istemiyorum ama tteokbokki de çok güzel” cümlesi, bir bakıma hayatla ölüm arasındaki o garip, tanımsız boşluğu çok iyi özetliyor.
Kendimle empati kurmamı sağladı bu kitap. Birine “geçer” demek yerine, yanında oturup birlikte tteokbokki yemeyi teklif etmenin daha kıymetli olduğunu öğretti.