Şermin Yaşar'ın kitaplarının 3 günden fazla elimde olduğunu hatırlamıyorum. Çok akıcı ilerliyor kitapları. Meraktan bi sayfa daha bi sayfa daha diye diye kitap bitiyor da farkına varmıyor insan. Hayatın içinden hikayeler anlatıyor Şermin Yaşar. Yolda, otobüste, markette, pazarda yanından geçtiğimiz insanların kim bilir ne derdi var dedirtiyor. Meltem'in iş arkadaşları bilmiyordu mesela yalnızlığını hatta belki kıskanıyorlardı işini, evini, arabasını, hayatını. Selime Teyze komşularıdan bile sakladı evlatsızlığını; 4 çocuk içindeki yalnızlığını. Ve hayat onları buluşturdu konuşturdu. Onlar bile belki fark etmedi birbirlerinin yaralarına merhem olduklarını.
Şermin Yaşar okuduktan sonra insan biraz daha temkinli yaşamaya çalışıyor. Ya benim mutluluğum diye gösterdiğim şey başkasının yarasıysa ? Ya ben keyifli keyifli anlatırken gösterirken sevdiklerimle çekildiğim fotoğrafları karşımdakinin içine akıttığı gözyaşı oluyorsam ?
Velhasıl yine güzel bir Şermin Yaşar klasiği. Hea en güzeli mi bence değil Söyleme Bilmesinler daha güzeldi mesela. Ama en güzeli hala Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu bir de Deli Tarla var o da çok güzeldi.