"Hakikatı herkes geçici olarak arar, bir tane bile kalıcı hakikat arayıcısı yoktur; bir arayıcı gerçek olduğuna inandığı bir şeyi bulursa arayışını sonlandırır ve kalan günlerini bu hakikatın defolarını onarmakla, dolgularını gidermekle, destek aramakla, dış güçlerden etkilenmemesini sağlamaya çalışmakla ve göçmesin diye uğraşmakla geçirir."
"Altın insanlar vardır, kalay insanlar, bakır insanlar, kurşun insanlar ve diğerleri, hepsinin kendi doğası gereği sınırları vardır, kendi verasetleri, kendi talimleri, kendi çevreleri."
Avusturya asıllı yazarlar her zaman favorim olmuştur ama bu kitap sanırım Avusturya literatürü içerisinde okuduğum en etkisiz kitaptı. Nedenini bilemiyorum ama yazım dili veyahut çeviri beni çok rahatsız etti. Bir türlü kitabın içine girip kendimi orada bulamadım, bulduğum zamanlarda da orada tutunamadım. Akıcılık konusunda da ciddi problemleri olan bu kitap, intihar ve 2.dünya savaşı gibi etkili konuları barındırmasına rağmen hiçbir sayfasında beni etkileyemedi. Bunun nedeni çeviri midir yoksa yazarın kullandığı dil mi bilemiyorum… Handke'nin başka bir kitabını okuduğumda, bu kitabın kimden dolayı başarısız olduğunu (bana göre) çıkarabileceğimi düşünüyorum.