Zeyn

Zeyn
@Just_Zeyn
/⁠ᐠ.ꞈ.ᐟ⁠\
Stefan Zweig
Ben... ben sadece bir şeyi anlamıyorum, nasıl... nasıl bir insan bunu yapabiliyor, o anlarda nasıl onunla birlikte ölmeden durabiliyor... nasıl oluyor da ertesi sabah bir uykudan uyanabiliyor ve dişlerini fırçalayabiliyor ve bir kravat takabiliyor... O nefes, uğruna çabaladığım, mücadele ettiğim, ruhumun bütün güçleriyle tutmak istediğim o ilk insan... elimden kayıp giderken... bilmediğim bir yere doğru, dakika dakika, giderek daha büyük bir hızla kayıp giderken ve hummaya tutulmuş beynimde, o, o biricik insanı nasıl sımsıkı tutabileceğime dair hiçbir bilgi yokken... Benim hissettiklerimi yaşadıktan sonra, nasıl oluyor da yaşamaya devam edebiliyor...
Sayfa 47 - İş Bankası Kültür Yayınları
Edebiyat & Roman
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Stefan Zweig
Köylerdeki insanlar bir Amok koşucusunu hiçbir gücün durduramayacağını bilirler... onun koşarak gelmekte olduğunu gördüklerinde herkesi uyarmak için bağırırlar. 'Amok! Amok!' ve herkes kaçışır... ama o koşmaya devam eder, hiçbir şey duymaz, sürekli koşar, hiçbir şey görmez, karşısına çıkan her şeyi yere yıkar... ta ki biri onu kuduz bir köpek gibi vurup yere serene ya da kendiliğinden köpükler içinde yere yıkılana kadar...
Sayfa 31 - İş bankası kültür yayınları
Edebiyat & Roman
Stefan Zweig
Söz konusu başkalarının derdi olunca nasıl da hep daha zeki ve daha nesnel oluruz ama
Sayfa 30 - İş bankası kültür yayınları
Edebiyat & Roman
Stefan Zweig
Size söyledim, sanırım, kibirli, görünürde soğuk kadınların üzerimde büyük bir güç sahibi olduklarını söylemiştim... ve bu sefer, bu sefer, hiçbir beyaz kadınla birlikte olmadan yedi yıldır orada yaşıyor olmam, artık hiçbir kadının bana direnmemesi de buna ekleniyordu... Zira buradaki kızlar, o Civil Civil, narin hayvancıklar, bir beyaz, bir 'efendi' onlara sahip olmak istediğinde saygıdan tir tir titriyorlardı... tevazu içinde eriyip gidiyorlardı, her zaman müsait, her zaman sessiz, kıkırdayan gülmeleriyle insana hizmet etmeye hazırdırlar... ama işte tam da bu itaatkârlık, bu kul kölelik insanın zevkini kaçırıyordu...
Sayfa 25 - İş Bankası Kültür Yayınları
Edebiyat & Roman
Stefan Zweig
Sizden benimle konuşmanızı rica ediyorum, çünkü kendi suskunluğumda boğulmak üzereyim... Beni dinlemeye hazırsınız... tamam... Ama bu çok kolay ki... Peki ya sizden beni tutup küpeşteden denize atmanızı rica etsem... o zaman iyilikseverliğiniz, yardımseverliğiniz o noktada biter. Bir yerde biter işte...
Sayfa 11 - İş Bankası Kültür Yayınları
Edebiyat & Roman