Bazıları boyun eğer kaderine razı olur. Bazıları umut peşinde koşar ömrünü bu yola adar. Max aşkının peşinde koşuyor. Hiç durmamacasına. Ölürken bile sevdiği kadın "Nadia" onu hiç yalnız bırakmıyor. Ruhuyla ve anılarıyla.
Üniversitede çalışan Maya ile Profesör Max'ın tanışmasıyla bir çok yaşam öyküsü su yüzüne çıkıyor. İktidarın insanların hayatlarıyla nasıl oynadığını öğreniyoruz bu öykülerde.
Hayat kimine güzel kimine zor. Aslında herkes aynı kavramdan bahseder ama herkes aynı yaşamaz. Bazıları el üstündeyken bazıları kenara itilir. Bu kitapta el üstünde tutulanların kenara itilenleri nasıl ezdiğini anlayabilirsiniz. Acıyı yaşatan kader midir insanlar mı?
Hikayenin nasıl muhteşem bir kurguyla sonlandığını merak ettiğimden kitabı hemen bitirmek istedim. Ama fark ettim ki bu kadar derin karakterleri hayatımdan çıkarmak pek de kolay değilmiş. Her konu bir yapboz parçası sanki. Eğer biri eksik olsa hikaye yarım kalır. Her şey o kadar dengeli ve gerçek ki. Kaba bir tabir olacak ama Livaneli edebiyatının hastasıyım. Okur, okutur, okunur ve seve seve tavsiye edilir.