Zeynep K.

Zeynep K.
@Justpassingby
Per aspera ad astra☆
Elini cebine soktu ve yassı, koyu renkli bir nehir taşı çıkardı. "Bunun şeklini tam olarak tarif edin. Bana bu taşı kum ile tortudan yaratan ağırlğı ve basıncı açıklayın. Işığı nasıl yansıttığını söyleyin. Dünyanın onun kütlesini nasıl çektiğini, esen rüzgarın onu nasıl sardığını, içindeki demir zerrelerinin bir mıknatıs taşından gelen çağrıya nasıl uyduğunu anlatın. Bu taș iște tüm bu șeyler ve daha yüz binlercesinden oluşur." Taşı kol mesafesinde tuttu. "Üstelik bu sadece bir taş." Elodin elini indirip bize baktı. "Bu basit şeyin bile ne kadar karmaşık olduğunu anlayabiliyor musunuz? Bir ay boyunca çalışsanız adının dış sınırlarını belki bir anlığına görebilirsiniz. O da belki." "İsimcilerin karşı karşıya oldukları sorun iște budur. Anlayışımızın ötesindeki şeyleri anlamamız gerekir. Peki bu nasıl yapılır?"
Sayfa 139·Kitabı okudu
Reklam
Ben de bu dersi almak isterdim xkxhxkx
Ancak o zaman Elodin'in dersinin adını bilmediğimi fark ettim. Elodin'in adını bulana dek kayıt defterini karışurdım, sonra da aynı satırı parmağımla takip ederek koyu renk mürekkeple daha yeni yazılmış ders adını okudum: 'Budala Bir Baş Belası Olmamaya Giriş.' İç geçirip adımı dersin altındaki tek satırlık boş alana yazdım.
Sayfa 134·Kitabı okudu
Auri bana hep Ay veya Gece demekmiş gibi gelirdi
"Niye onun için bu ismi seçtin?" "Ah," dedim utanarak. "Çünkü öyle neșeli ve tatlı ki. Olması için hiçbir sebep yok, ama öyle. Auri güneşli anlamına gelir." "Hangi dilde?" diye sordu. Tereddüt ettim. "Sanırım Siaruca'daydı." Elodin bașını sağa sola salladı. "Siaruca'da güneşlinin karşılığı leviriet kelimesidir."
Sayfa 131·Kitabı okudu
"Daha sıcak giysilere ihtiyacı var," dedim. "Çoraplara ve pabuçlara da. Ve bir de battaniyeye. Tüm bunların yeni olması lazım. Auri başka birinin giydiği bir şeyi asla giymez. Denedim." "Onları benden almayacaktır," dedi Elodin. "Onun için bazı şeyIer bıraktığım olmuștu. Hiçbirine elini sürmedi." Dönüp bana baktı. "Onları sana versem Auri'ye götürür müsün?" Başımı salladım. "Madem öyle yirmi talente, yumurta iriliğinde bir yakuta ve yeni bir gravür setine de ihtiyacı var." Elodin samimi ve gür bir sesle kıkırdadı. "Yeni lavta tellerine de ihtiyacı var mı?" Bașımla evetledim. "Mümkünse iki çift."
Sayfa 131·Kitabı okudu
"Bana söz vermelisiniz," dedim. "Yoksa akıl almaz derecede aptalca bir şey yapacağım sanırım." Yutkundum. "Ve ikimiz de bundan zararlı çıkacağız." Elodin beni süzdü. "Ne denli dürüst bir tehdit," dedi. "Normalde tehditler bundan çok daha kaba ve kıkırdaklı olur."
Sayfa 130·Kitabı okudu
Reklam