Zeynep K.

Kadın Doğum Staj Notları
Bu iletiyi staj tamamen bittikten sonra girecektim ama son 2 haftadır başarısız doğum görme girişimlerim beni buraya yönlendirdi🥲 2 haftadır doğumhaneye gidiyoruz, normal doğum olacak mı ne zaman olur gibisinden. Böyle böyle biri sezeryana döndü, birini kılpayı kaçırdım bugün 2 tane vardı kaçırmayayım diye 4 saattir bekliyordum en son aksam 8 9'u bulur dediler yemeğe gidelim o zaman dedik o sırada doğmuş djsgdksdh bizim talihsizlik... Diğerini de simdi sezeryana alıyorlar. Neyse inşallah anneler için kolay ve rahat olur bu süreç. Daha önceki tecrübelerimi de yazdığım notlardan ve anılardan derleyerek burada özetlemeye karar verdim: Şimdi kadın doğum stajina başlayalı 1 hafta olmuş, sınava daha 2 ay olmasının tadını çıkarıyoruz. Ama yine boş durmuyoruz ve KD ameliyathanesine gidiyoruz. İlk girdiğimiz ameliyat miyomektomiydi 20 küsür en büyüğü elma büyüklüğünde miyom çıkardılar. Şok olmuştuk resmen. Hepsini kesiyorlar sonra tek tek geri dikiyorlar. Cok kaba bir ameliyattı. Kadın dogumdaki pek cok ameliyat böyle aslında😔. O gün girdiğimiz 2. Ameliyat over kanseriydi. Over kanseri kadınlar için en ölümcül jineokolojik kanser. Ameliyat da laparotomik yapılıyor, yani açık. Overlerin yanında rahim lenf nodları çevre organlar da yayılıma göre alınabiliyor. Hatta önceki görüntülemeler bile yetersiz kalıp cerrahi sırasında palpasyon ile yeni odaklar da bulunabiliyor. Bu ameliyat o ana kadar hayatımda gördüğüm en korkunç ameliyattı sanırım. Kadının karnını uzunca kesip üzerine demir bir çember koyup açık kalması icin ekartörleri çembere tutturdular. En son karın tamamen açılmış hale geliyordu. Bu kadının overlerinin yanında barsaklarının bir kısmının da çıkarılması gerekiyordu o yüzden genel cerrahi ile birlikte yaptılar ameliyatı. Ben 4 5 saat izledim ama yorgunluktan sadece
Tıp
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Toprak Ana'ya dair + eklemelerr
9/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2025 43. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2025 00:00
Cengiz Aytmatov 'un kitapları diliyle ve akıcılığıyla beni hep büyülemiştir. Her okuduğumda nerde olursam olayım kendimi Orta Asya'da bozkırın ortasında bulmuşumdur. Bozkırın sert rüzgarı yüzüme eser, soğuk ve temiz hava nefesimi keser, derenin uğultusu kulaklarımı doldurur. Okurken karakterlerle onların acısını, sevgisini yeri geldiğinde terini yeri geldiğinde aşını paylaşırsınız. Karakterlerin hep özverili ve gelenekçi olmasi şahsen çok hoşuma gider. Anlatılan öykü ne kadar acıklı da olsa aşk dolu da olsa karakterler hep çalışkan ve azimlidir. Kültürel ögeler hep ön plandadır. Aytmatov'un bu kitabında da bolca kazma kürek sesi duyuyor, köyün dayanışmasına ve fedakarlığına şahit oluyoruz. Sonuçta savaş demek fedakarlık demek. Sevdiğin insanlardan, aşından, gücünden fedakarlık etmek demek. Savaş demek acı demek ki kitapta belki en çok yer edinen duygu. Savaş demek sadece karşı cepheyle değil, acıyla da savaşmak demek bazen acıya yenik düşmek demek. Karakterler de yer yer düşüyorlar acının pençesine. Kitabımız Tolgonay ile Toprak Ana'nın karşılıklı dertleşmesi ve gecmisi yad etmesiyle ilerliyor. Çünkü Toprak Ana en büyük şahitleri. Sonuçta ekilen de o biçilen de, kazılan da sonunda kavuşulan da. Toprak yağmuru da karşılar, köylünün terini de, savaşta dökülen kanlarını da, gözyaşlarını da. Bilmem benim kitap boyu dökülen gözyaşlarımı da kabul eder mi? Kitabın konusundan ziyade okurken hissettirdiği, düşündürdüğü birkaç şey üzerine yazmak istedim. Bir Aytmatov kitabına rastladıysanız mutlaka alın okuyun. Her kitabının yeri başkadır. Odaklandığı karakterler, duygular ne kadar farklı olsa da verdiği acı hep çok derindir. TAHLILDEN EKLEMELER (SPOILER!!): Aytmatov yazımında sizi çeken/ bağlayan unsur nedir? Doğayı, o kültürü anlatış biçimi Kitapta sizi en etkileyen
Toprak AnaCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202278bin okunma
"Yarabbi hayat ne kadar güzel. Ama bizim gözümüz kör, kulağımız sağır. Ancak dara düştüğümüzde, paçamız sıkıştığında görüyoruz bu güzellikleri. Bu ne kadar nimet! Bunların hangi birine şükretmeli? Etrafımda olanlara mı, hayatta kaldığıma mı?"
Sayfa 51
Okuduğum Bilim Kurgu Kitaplarını Sıralıyorum
(Çünkü Neden Olmasın) (Ithaki bilimkurgu klasiklerinden) 1- Dune serisi: Dune evreni bilim kurgu evrenleri içerisinde (hatta herhangi bir kitap evreni de olabilir) felsefi ve psikolojik açıdan en derin içeriklere sahip evren diyebilirim. Bu içeriğin yanı sıra epik kurgusu ve müthiş karakter gelişimleriyle okuma keyfini zirvede yaşadığım bir seriydi. Seriyi bozmak olmaz ancak favorilerim 1. Ve 4. Kitaptır. 2- Callahan Günlükleri: Eğlenceli karakterleri, hoş sohbetleri ve karakterlerin etkileşimleriyle okuması çok zevkli bir sürü hikayeden oluşuyor. Bilim kurgu içeriği de bu zevki arttırıyor tabi. 3- İşte Tanrılar: Isaac Asimov'dan okuduğum tek roman şu anda. Tamamen farklı bir evren ve canlı tasvirlerini okuması çok etkileyiciydi. Diğer romanlarını okumak için de çok heyecanlıyım. 4- Çocukluğun Sonu: Gidişatıyla sonuyla her şeyiyle beni şaşırtan bir roman oldu. İçerisindeki bilim kurgu unsurlarının çeşitliliği de ayrıca şaşırtıcıydı. 5- 1984: Tam bir klasik. Okurken aynı gözleri ve baskıyı üzerinizde hissediyorsunuz. 6- Zaman Makinesi: H. G. Wells'in en sevdiğim romanı ayrıca okuduğum ilk bilim kurgu romanı. Wells'in anlatımlarına bayılıyorum zaten, neredeyse bilimsel olarak mümkün olduğuna inanacağım. 7- Alaycı Kuş: Çok büyük bir beklentiyle başlamadığım bir kitaptı ancak karakterler kendilerini, okumayı, insan olmayı keşfettikçe bende kendimi keşfettim resmen. 8- Mevki Uygarlığı: Sadece rengini sevdiğim için aldığım bir kitaptı ancak bunu fazlasıyla aştığını söyleyebilirim. Sadece bu evrene dair biraz daha bir şeyler okuyabilmek isterdim sanırım. 9- Frankenstein: Bu kitap da felsefik sorgulamaları ve soğukluğuyla beni etkilemiş bir kitaptı. Bu kadar ikonik olmasına şaşmamalı. Ama asıl popüler kültürde tanınmasının yanında biraz daha kitabının derinliğiyle bilinmesini isterdim. 10- Dünyalar Savaşı:
Bilim-Kurgu
Ufak Tefek İnceleme
10/10
·690 syf.··
Beğendi
·
2024 31. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 10 Eylül 2024 00:42
Oldukça geniş bir yelpazede kültürlenmek ister misiniz? İşte bu “sihirli kitap” size bunu verecek. Kitabı okumaya yeni başlamış olsam da bu yazıyı yazmakta sakınca görmüyorum. Çünkü Ümid Gurbanov’u 10 yıldır çeviriler yaptığı kanalıyla tanıyordum. Bu kitap da o kanaldaki film, dizi, belgesel gibi aktarılamayacak içerikler hariç, ufak tefek bir sürü röportaj ve konuşma kaydının konuşma dilinden yazı diline uyarlanmasıyla oluşmuş. Kitabın ismi Ufak Tefek Olaylar’a nazire imiş. Bakmayın ufak tefek çeviriler olduğuna, her biri dolu dolu. Edebiyattan sinemaya, bilimden sanata, psikolojiden felsefeye kadar birçok konuda okuması akıcı, adeta damıtılmış içerikler var. Yaklaşık 700 sayfa olması gözünüzü korkutmasın, akıp gidiyor kitap. Buluşmaya vaktinde gelmeyen arkadaşınızı beklerken, kuyruktayken, seyahat ederken veya kitap okumaya zorlandığınız bir zaman açıp bunları okuyabilirsiniz. 20 ve 21. yüzyılın şu önemli isimlerini tanımak için bir başlangıç olabilir: Abbas Kiyarüstemi, Agatha Christie, Akira Kurosava, Alan Watts, Albert Camus, Albert Einstein, Aldous Huxley, Alejandro Jodorowsky, Alfred Adler, Alfred Hitchcock, Allan Savory, Andrey Tarkovski, Anne Sexton, Anthony Burgess, Arthur Conan Doyle, Ayn Rand, Béla Tarr, Bertolt Brecht, Bertrand Russell, Byung-Chul Han, Carl Gustav Jung, Charles Bukowski, Crispin Sartwell, Jacques Derrida, Douglas Adams, E. M. Cioran, E. M. Forster, Eckhart Tolle, Elias Canetti, Emma Goldman, Erich Fromm, Ernst Gombrich, Ezra Pound, Federico Fellini, Frank Herbert, Gaston Bachelard, George Bernard Shaw, George Orwell, Georges Bataille, Gilles Deleuze, Giorgio Agamben, Hannah Arendt, Harper Lee, Ingmar Bergman, Isaac Asimov, Isaiah Berlin, Jim Carrey, John Cassavetes, John Dewey, John Zerzan, Jordan
Felsefe-Düşünce
Ufak Tefek ÇevirilerÜmit Gurbanov · Ümid Gurbanov · 20246 okunma