İncelemeye başlamadan önce aslında bana bu incelemeyi yazdıran bir bilgiyi paylaşayım sizinle: Halk sağlığı çalışırken cıva zehirlenmesinden bahsedilen yerde cıvanın zamanında fötr şapkaların sertleştirilip şekillendirilmesinde kullanıldığı bilgisiyle karşılaştım. Bu nedenle şapkacılarda "eretizm" denilen huzursuzluk, hafıza kaybı, anksiyete, sinirlilik, düşük özgüven, depresyon, ilgisizlik, utangaçlık yanında kişilik ve davranış bozuklukları ile seyreden bir hastalık görülürmüş. Bu bulgular Çılgın Şapkacımızın o deli dolu hallerini, garip yapısını da epey açıklıyor aslında. : )
İncelemeye gelecek olursak günümüzde her türlü içeriğine aşina olsam da daha önce bu hikayenin asıl halini okumamıştım o yüzden merakımı giderdiğim ve yeni merak konuları edindigim bir okuma oldu benim için. Bu yüzden bu masalı içeriğinden ziyade ne kadar ilginç olduğu yönünden ele almak istiyorum.
Beni öylece geri çekip bana "Bu dünyada neler varmış be! İnsanlar neler düşünüp üretiyor?" dedirten içerikler hep ilgimi çekmiştir. Herkese hitap eden popüler içerikleri de her Ne kadar sevsem de ilk bakışta garip veya anlaşılmaz denebilecek bu içeriklere de ayrıca değer veririm. Bu tür eserlerde insan doğasının sınırlarının edebi yönden aşılması beni hep etkilemiştir. Tabi bu gariplikler de doğamızın bi parçasıdır ama bu parçayı saf bi şekilde işleyip esere koymak da ustalık işidir. Bu eser bi şarkı olabilir, kitap, film, resim hatta bir kişi bile olabilir. Lewis Carroll’un "Alice Harikalar Diyarında" kitabı da bu "garip ama etkileyici" kategorisinin en önemli üyelerinden biri.
Kitabımız ayrıca bu kategoride benim icin bir istisna cunku her sayfasında farklı bi absürtluk ve Gariplik sunan bu kitap ayni zamanda popüler kültürün de gözde bi üyesi. Bu popülerliği tabi ki yıllar içinde yapılan