Zeynep K.

"Ben aslında bir ejderha mıyım?"
Puan vermedi·208 syf.··
2026 10. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2026 15:01
Okuması çok zevkli bi kitaptı. Basta karakterler, bölümlerin akışı, olayların zamanı her sey cok karışıktı; sonda da bu kopukluk devam etti aslında ama bu süre sonra alıştım ve kendimi kitaba kaptırdım. Zaten daha sonra hikayeyi daha bütüncül görmeye başladım (garip unsurlar eklenip bu bütünü bozup dursa da) Bilim kurgu, fantastik, aksiyon ile dopdolu bir kitaptı. Bu kadar kısa olmasına üzüldüm daha cok sey anlatılabilir gibi hissettim. Cok fazla soru kaldı kafamda ama bunların cevapsız kalması nedense rahatsız etmiyor beni, kitabın genel havası bu sekilde oldugu icin olabilir. Ama ustune cok teori üretilip her bir fikirden çeşitli hikayeler çıkarılabilir bence. Yazarın sanki bu farklı türlerde fikirleri varmış da sonrasında "amaaan" deyip bilim kurgu fantastik ne varsa ekleyip bölümleri karıştırmış gibi ckdhxkshs Kitaptaki fikirlerin hepsine bayıldım. Yol ve kendi zamanından kopmuş yoldaki mekanlar ve insanlar; Çiçekler ve Yapraklar, gittikçe gençleşmek?, başlangıç ve sonun birbirine girmesi ve "Ben aslında bir ejderha mıyım?" (Ama adamın ismi tam ejderha ismiydi bence ben ikna olmustum) Flehfkedkcje Bir de şöyle düşündüm: Belki de adamın yollarda arayıp durdugu kendi yeri, aslında yolun ta kendisiydi.
Yol İşaretleriRoger Zelazny · İthaki Yayınları · 2023123 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Tam yolda okumalık bir kitap
Puan vermedi·211 syf.··
2026 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Mart 2026 22:28
Bazı eserler vardır 2-3 sayfalık bir hikayesi adeta bir roman gibidir. Mustafa Kutlu'nun da böyle hikayeleri çoktur ama bu kitabı roman diyebileceğimiz bir kalınlıkta. Ama tam bi hikaye hafifliginde. Bu da yazarlığın farklı bi boyutu bence: Uzun bir romanı 2-3 sayfalık bir hikayeymiş tadında anlatabilmek. Kitapta cok çeşitli karakterler var hepsinin geçmişlerine, o anki duygularına, birbirileri ile olan diyaloglarına ve ardı arkası kesilmeyen enerji dolu olaylara tanık oluyoruz. Her bir bölüm ayrı bi hikaye sunuyor insana o yüzden kitabın ritmi hep yüksek kalıyor zaten Kutlu'nun dili cok akıcı tam bi hikaye anlatıcısı, bu sayede kitap rahatça okunuyor. Kitap boyunca Kutlu'nun diger eserlerinde oldugu gibi insanları ve insanlığı görüyoruz en saf haliyle. Bunu bazen tek bir insanda okuyoruz bazen farklı farklı insanlarda bazen de bu insanların uyumunda. Karakterlerden bahsediyorum ama o kadar bizden insanlar ki... Kendi hayatımızdan farklı olaylar okusak da o insanların duygularından bir pay çıkarabiliyoruz kendimize ve çoğu zaman o duygu direkt aktarılmıyor bile ama okurken hissediyorsun, anlıyorsun, biliyorsun bu tanıdık hissi. O yüzden karakterler cok insani. Kitabın daha asıl son kısmına gelmeden hayatın farklı bi boyutu çarpıyor yüzümüze. Bu insani hayatın, hayatımızın da bir oyun olduğu. Bu gerçek duyguların her birinin günümüzde artik bir sekilde sahte ifadelerle örtüldüğü. Yani en azından son kısımda bana böyle düşündürtmüştü yaşadığımız onca sey yalan mıydı sadece bir hikaye miydi gerçek degil miydi diye düşündüm. Ama kitabın devamı da sorumu cevapladı diyebilirim. Evet bazı şeyler gerçekti bazıları değildi hayaldi kurguydu belki ama ondan sonraki hayatımız gercek olmaya devam edecek. Bazı yerlerde yine kurgulanacak ama insan oldukça yine gerçekliğin, gerçek
Mavi KuşMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 201114,9bin okunma
Kendime İnceleme
Puan vermedi·184 syf.··
Beğendi
·
2025 42. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Aralık 2025 16:12
Kitabın bende uyandırdığı hislere geçmeden önce kitabı okumak isteyenlere de bir fikir vermiş olayım: Kitabımız imparator-filozof Marcus Aurelius'un MS 161-180 yılları arasında "kendine" yazdığı özel notları, ahlaki nasihatleri içeriyor. Tavsiyem başucu kitabı gibi günde birkaç not okuyup kendinize düşünme ve yorumlama fırsatı vererek ilerlemeniz (ben böyle yapamadım dili çok akıcı oldugu icin ama belli aralıklarla elime alıp bölümlere tekrar tekrar göz atmayı düşünüyorum. Eğer kendinizi geliştirme ve sorgulama motivasyonunuz yüksekse tek seferde de rahatça okuyabilirsniz. Dili epey yalın ve akıcı. Benzetmeler güzel ve doğal. Nasihatlerin içeriği ise çok geniş: stoacılık, insanlar arası ilişkiler, zamanın önemi, duyguların ve zihnin yönetimi, kader ve doğaya uyum gibi pek çok konu hakkında dağınık öğütler mevcut. Okurken bazı öğütler üstüne biraz daha yazılmasını isterdim açıkçası ama devamı kendi düşüncemize bırakılmış diye yorumladım. Marcus Aurelius'un sadece kendine yazdığı bu öğütlerinin asırları ve denizleri aşıp insanlığın bütününe hitap eden bir eser haline gelmesi çok müthiş bir şey. Günümüzde her şeyin en güncel ve moda hali sevilip tercih edilirken yaklaşık 1800 yıl önce yazılmış bu eserin (ve bunun gibi pek çok kitabın) hala insanların ellerinde ve dillerinde dolaşması yazarlara ve okurlara olan saygımı kat kat arttırıyor. 1800 yıl içinde neler neler değişti, ama insanlık, insan olma fikri hala aynı. İçimizde binlerce yıllık bir fikir mirası mevcut. Temelde hala aynı şeyleri sorgulayıp, aynı şeylere üzülüp mutlu oluyoruz. Binlerce yıl önce yaşamış biriyle belki bire bir aynı mutluluğu paylaşmıyoruz, ama fizyolojik açıdan aynı hormonları, kimyasalları salgılıyoruz. Bu fikir nedense beni çok heyecanlandırıyor. Günümüzde böyle bi kitap yazılsaydı muhtemelen
Kendime DüşüncelerMarcus Aurelius · Can Yayınları · 202328bin okunma
Alice "Gariplikler" Diyarında
Puan vermedi·112 syf.··
2025 21. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2025 10:43
İncelemeye başlamadan önce aslında bana bu incelemeyi yazdıran bir bilgiyi paylaşayım sizinle: Halk sağlığı çalışırken cıva zehirlenmesinden bahsedilen yerde cıvanın zamanında fötr şapkaların sertleştirilip şekillendirilmesinde kullanıldığı bilgisiyle karşılaştım. Bu nedenle şapkacılarda "eretizm" denilen huzursuzluk, hafıza kaybı, anksiyete, sinirlilik, düşük özgüven, depresyon, ilgisizlik, utangaçlık yanında kişilik ve davranış bozuklukları ile seyreden bir hastalık görülürmüş. Bu bulgular Çılgın Şapkacımızın o deli dolu hallerini, garip yapısını da epey açıklıyor aslında. : ) İncelemeye gelecek olursak günümüzde her türlü içeriğine aşina olsam da daha önce bu hikayenin asıl halini okumamıştım o yüzden merakımı giderdiğim ve yeni merak konuları edindigim bir okuma oldu benim için. Bu yüzden bu masalı içeriğinden ziyade ne kadar ilginç olduğu yönünden ele almak istiyorum. Beni öylece geri çekip bana "Bu dünyada neler varmış be! İnsanlar neler düşünüp üretiyor?" dedirten içerikler hep ilgimi çekmiştir. Herkese hitap eden popüler içerikleri de her Ne kadar sevsem de ilk bakışta garip veya anlaşılmaz denebilecek bu içeriklere de ayrıca değer veririm. Bu tür eserlerde insan doğasının sınırlarının edebi yönden aşılması beni hep etkilemiştir. Tabi bu gariplikler de doğamızın bi parçasıdır ama bu parçayı saf bi şekilde işleyip esere koymak da ustalık işidir. Bu eser bi şarkı olabilir, kitap, film, resim hatta bir kişi bile olabilir. Lewis Carroll’un "Alice Harikalar Diyarında" kitabı da bu "garip ama etkileyici" kategorisinin en önemli üyelerinden biri. Kitabımız ayrıca bu kategoride benim icin bir istisna cunku her sayfasında farklı bi absürtluk ve Gariplik sunan bu kitap ayni zamanda popüler kültürün de gözde bi üyesi. Bu popülerliği tabi ki yıllar içinde yapılan
Alice Harikalar DiyarındaLewis Carroll · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202128,6bin okunma
Yazar ve Çizer Adayları Buraya!!
9/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2025 18. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2025 15:05
Herkese selamlarr! Öncelikle bastan belirteyim bu kitap death note serisinin devamı değil, manganın oluşum sürecini ve detaylarını ele alan bir kitap. Ben death note serisinin mangasını okumadım ama zamanında animesinin büyük bir hayranı olarak ve bu tarz yaratım süreçlerine dair bir şeyler okumayı sevdiğim için (kesinlikle arkadaşımda görüp özendiğim için degil codhdkdjd) bu kitaba da bir şans vereyim dedim. Bu kitapta neler var neler: Karakter analizleri, L'in seri boyunca yediği tatlıların listesi, bölüm başlıklarının sırları, hikayedeki tüm taktikler, yazar ve cizerimizin hem mangaya dair hem özel hayatlarina dair tekil ve beraber yaptıkları röportajlar, kendinize yapabileceğiniz death note karakter testi, death note bir çocuğun eline geçse neler olurdu ve daha bir çok ilgi çekici içerik. Kitap kesinlikle hem sayfa görünümü olarak hem icerik olarak cok dolu dolu. Her sayfa bosluk kalmayacak sekilde tasarlanmış resmen. Bu yüzden kitabı okuması epey zordu özellikle manga okumaya alışkın olmadığım için. Ama kendi ders notlarımı da böyle karışık düzenlediğim geri bildirimini aldıktan sonra söylenmeden okumaya devam ettim ckdhdjx. Kitapta ayriyeten ilgimi çeken kısımlarda söz etmem gerekirse: Özellikle çizerimizin taslaklarını incelemek çok zevkliydi. Seriye dair en şaşırtıcı buldugum şeylerden biri de yazar ve cizerin ayrı ayrı çalışıp sadece sorumlu kisi aracılığıyla seriyi tamamlamaları. Birbirlerinden habersiz tamamlanan her bölüm büyük bir dikkatle ve sistemle bu ikili tarafindan muthis bir uyumla hazırlanmış. Ikisi de yer yer birbirini oldukça şaşırtmış ve ortaya acayip keyifli bir seri çıkmış. O yüzden aradaki bu uyumun en büyük sağlayıcısı olan sorumlu kişiye saygılarımı sunuyorum. Bir de yazara ısrarla nasıl böyle bi şaheser ortaya çıkardığı sorulduğunda
Ölüm Defteri 13Tsugumi Ooba · Akılçelen Kitaplar · 20171,189 okunma