“ Özgürlük, yalnız kalabilmeye denir. İnsanlardan uzaklaşabiliyorsan, onlara hiçbir muhtaçlığın, paraya ihtiyacın, sürüye uyma içgüdün, aşka, şana şöhrete hevesin ya da merakın yoksa özgürsündür, bunların hepsi sadece yalnızlıktan ve sessizlikten beslenir. Yalnız yaşamıyorsan, doğuştan kölesin demektir. “
“ Keşke kaçabilsem. Bildiğim, bana ait olan, sevdiğim şeylerden kaçabilsem. Keşke gidebilsem - Hindistan’daki imkansız bir krallığa ya da dünyanın geri kalanının güneyindeki dev adalara değil, sıradan bir yere - bir köye ya da çöle -, burası olmayan herhangi bir yere. Bu yüzleri, bu alışkanlıkları, bu günleri görmek istemiyorum artık. Başka biri olmalı, hücrelerime sinmiş bu rol yapma saplantısının yorgunluğunu atmalıyım. Deniz kenarında bir kulübe, hatta dağların sarp eteklerinde bir mağara yeter bana.”