Kitapzâde

Kitapzâde
Okuduklarımdan seçtiklerimin Arşividir bu Hesap... İnternette bilgi çöplüğünde kaybolma; aç bir kitap.... Dünyada en güzel mekân, bir atın sırtıdır. En hayırlı dost da şu zamanda kitaptır...

Kitapzâde

, bir kitap okudu
10/10
·69 syf.·
Beğendi
·
15 günde okudu
·
2025 37. kitabı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Sinek-nâme Sana bir kıssa diyeyim dinle sen Ben rivayet edeyim de anla sen Yıllar yıllar önce bir zaman idi Zalim bir hükümdar hükümran idi Namı Nemrut idi onun pür-kusur Âleme vermezdi asla hiç huzur Dünyada ona verilen bu devlet Kimseye verilmedi bunca mühlet Ama mülküne mağrur oldu zalim Haddi aşıp dedi ki ilah benim Hükümdar tacı giymiş de şahım der Hem puta tapar hem de ilahım der Kıtlık olsa halk saraya gelirdi Her biri Nemrut’tan yardım dilerdi Nemrut, yüksekçe bir yere çıkardı Buradan halka kibirle bakardı Sen ilahsın diyeni taç ederdi Kabul etmeyene bakmaz giderdi Bunca servet, tüm dünyaya yetecek İnanmazdı bir sinekle bitecek Nemrut tüm cehalet ve inadıyla Bütün dünya titriyordu adıyla Kim bilirdi bu gurur abidesi Devrilecek sineğin kanadıyla
Teknolojinin hızlanması ile zamandan sağladığımız kazancı nerede değerlendirdiğimiz, hayatımızın kalitesini ortaya koyar. Teknolojinin girdabında mı harcayacağız yoksa gelişim, birikim ve huzur için mi değerlendireceğiz. Eğer kazanılan zamanı sadece sosyal medyada oyalanmak gibi yüzeysel uğraşlarla tüketiyorsak, teknolojinin sağladığı avantajı boşa harcamış oluruz. Oysa bu zaman, öğrenme, düşünme ya da topluma katkı sağlama yönünde kullanılmalıdır. Teknolojik gelişmenin gerçek değeri, bize sunduğu zamanı bilinçle kullanabildiğimiz ölçüde ortaya çıkar. Hiç bitmeyecek zannettiklerimizin bir çırpıda elimizden uçuvermesi, fani dünyanın en hakiki gerçeğidir. Sevgili Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “İki nimet vardır ki, insanların çoğu, bu nimetleri kullanmakta aldanmıştır: Sıhhat ve boş vakit.” buyurarak, keyfiyete haiz olmanın anahtarını bizlere sunmuşlardır.
Bilimsel araştırmalar şunu gösteriyor: “Kalemle yazılan notlar, klavye ve sesle yazılanlara göre daha iyi öğrenmeyi ve hatırlamayı sağlar.” Çünkü: Kalemle yazarken seçerek, özetleyerek yazılır. Kalemle yazmak, beynin duyusal ve bilişsel sistemlerini aynı anda harekete geçirir. Bu da hem beyni geliştirir hem de “kopyala-yapıştır” mantığından kurtararak kendi üslubumuzu ortaya çıkarmamızı sağlar.
Yerlerin ve göklerin yaratıcısı olan Allahü Teâlâ, kullarının neler yaptığını bütün ayrıntılarıyla bilir. Allahü Teâlâ’nın koyduğu nizam, kıl payı aksamadan devam etmekte, kul bildiğini işlerken, üzerinde bulunan yazıcı melekler, kirâmen kâtibîn de, onun bütün yaptıklarını yazıp kayıt altına almaktadırlar. İnsanlar arasındaki hak ve sorumlulukları düzenlemenin en sağlıklı yolu, her şeyi kayda geçirmek; hesaplaşma aşamasında ise belge ve tutanakları ortaya koyarak hakkın yerini bulmasını, adaletli bir sonucun alınmasını sağlamaktır. İşte kıyamet günündeki hesaplaşma da böyle olacaktır. Allahü Teâlâ, kulun her şeyini bilmesine rağmen, adâletin bütün şartları tamamlanması için şâhitler getirecek, kula amellerini gösterecek ve daha sonra cezasını verecektir.