Kitapzâde

Kitapzâde
Okuduklarımdan seçtiklerimin Arşividir bu Hesap... İnternette bilgi çöplüğünde kaybolma; aç bir kitap.... Dünyada en güzel mekân, bir atın sırtıdır. En hayırlı dost da şu zamanda kitaptır...
18 mart 1915
"Kahramanlar sıra dışı zamanlarda, sıra dışı işler yapan, sıradan insanlardır." sözü mucibince, ortaya Koca Seyit çıkıyor ve attığı top mermisiyle sözde yenilmez armadayı tarumar ediyordu.
Çanakkale
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Çanakkale
"Onların bedenlerini yenebiliriz, ama ruhlarını yenmeyi unutalım." General William Birdwood
Sayfa 46·Kitabı okudu
İnsan ve Hayat Dergisi
Orada ne işiniz vardı?
İngiliz garson, Türk müşteriye: –Çanakkalede çok askerimizi öldürdüğünüz için sizleri pek sevmeyiz deyince, bizimkinden gayet soğukkanlı bir şekilde şu cevabı almış: -Orada ne işiniz vardı?
18 Mart Çanakkale Zaferi
Çanakkale Cephesinden Bir Askerin Kızına Mektubu
Benim güzel kızım... Bugün Temmuz 14, Ramazan'ın ikinci günü. Şeyhu'l-İslâm, oruç tutmayabilirsiniz diye fetva yayınladı. Ama benim içim rahat etmedi. Oruca niyetlendim... Sahur vakti çalıların arasında iki kök çiriş (pırasadan daha küçük bir ot) buldum. Onlarla sahur ettim. Gündüz yeni siperler kazdık. Hiç susamadım. Taarruz arttı. Kafamızı çıkaramadık. Akşam olunca bir asker ezan okudu. Siperin içinde matara elden ele dolaştı. Herkes orucunu su ile açtı. Ben zannettim ki sadece ben oruçluyum. Meğer bölüğün hepsi oruçluymuş. Matara en son bana geldi. Geldi ama ben kendimden utandım. Arkadaşlarım hepsi sahursuz oruç tutmuşlar. Ben ise iki çirişi yediğim için arkadaşlarıma karşı kendimi mahcup hissettim. O gün oruçlu şehit olan Erzurum'lu, Darende'li ve Yenice'linin hakkını nasıl öderim diye gözyaşı döktüm.."
18 Mart Çanakkale Zaferi
Ne Umduk Ne Bulduk? Osmanlı askeri, sadece Galiçya’da savaşmadı. Romanya ve Makedonya topraklarında da müttefiklerinin yardımına koştu ve bu cephelerde iki yıla yakın bir süre kaldı. Peki ne kazandık derseniz, koca bir hiç diyebiliriz. Askerlerimizin kahramanlıklarını öven üç beş süslü cümleden ve kıymet-i harbiyesi olmayan nişan ve madalyalardan başka hiçbir kazancımız olmamıştır. Biz, her zaman olduğu gibi, üç kıta yedi iklimin her köşesinde, vatan uğruna ya şehit olduk yahut gazi… Hata mı Ettik? Çanakkale’deki müttefik saldırılarına karşı verilen mücadelenin zor şartlarında, tecrübe kazanan ve yüksek savaş kabiliyetine sahip birliklerin, çok ihtiyaç duyulan Osmanlı cephelerinde kullanılmayarak dostlarımıza (!) yardım için gönderilmesi, çok eleştirilen bir husus olmuştur. Çanakkale Cephesi Başkumandanı Liman Von Sanders, Avrupa’ya asker gönderilmesine karşı çıkmıştır. Ona göre; Osmanlı birliklerinin Galiçya ve Makedonya cephelerine gönderilmesi başından itibaren yanlıştır. Çünkü Osmanlı Devleti, artık kendi topraklarını ve sınırlarını koruyacak durumda değildir. General, Osmanlı ordusunun Kafkas, Irak ve Filistin cephelerinde kendinden üstün düşmanlara karşı savaşırken, aynı zamanda Avrupa cephelerindeki yükü kaldıramayacağı görüşündedir. Liman Von Sanders, bu konudaki görüşlerini Türkiye’de 5 Yıl adlı eserinde, şu sözlerle ifade etmiştir: “Türkler kendileri yardıma muhtaç iken, dışarıya yardım etmekle çok yanlış bir yol tuttular. Bu tarihten sonra Türk birlikleri, kendi ülkelerinde düşmanı önleyecek kuvvetlerden çok, kâğıt üzerinde görünen kuvvetler durumuna geldiler. Avrupa’ya gönderilen Türk birlikleri, Türk vatanında görev yapanlardan çok başkaydı. Bu birlikler Avrupa’ya gönderilmeden önce, işe yaramayan subay ve erleri ülke içindeki birliklerle