Sinan ÖZKANLI

Sinan ÖZKANLI
@KIYAMET_YOLCUSU
Bir Pezevenk Ne Anlatabilir?
9/10
Bir Pezevenk Ne Anlatabilir? Kitaptan Dave Chappelle'in Netflix'te yayınlanan Bird Revelation" gösterisiyle haberim oldu. Dave Chappelle kitaptan iki önemli kısmı anlattı ve yazarın hayatında duyduğu en acımasız kapitalist kavramların tanımını yaptığını söyledi. Hem Dave Chappelle'in kitaptan anlatmış olduğu hikayelerin hem de kapitalist kavramların bir pezevenk tarafından anlatımının ilginçliği bende merak duygusu uyandırdı ve kitabı bulup okumaya başladım. Ve kesinlikle de pişman olmadım. Kitap otobiyografik bir eser. Iceberg 1920'li yıllardan başlayan yaşam macerasını neredeyse hiç sansürlemeden okuyucuya anlatıyor. Kitabın başında da sizi uyarıyor. Ondan nefret edeceksiniz, belki bazı zamanlar nasıl bu pislikleri yapabildiğine inanamayacaksınız. Ama zaten onun amacı da sizi rahatsız etmek ve bir zamanlar bataklığına çektiği kişilerin, hatta bataklığa çeken kişilerin de nasıl bir berbat yaşamları olduğunu size göstermek. Yazar sizi tiksindirmek ve iğrendirmek istiyor zaten. Bunu yapması için sadece olanı anlatması yeterli. Kitapla ilgili bir ilginç bilgi de; bugün 60'lı yaşlarında olan ve döneminin meşhur repçilerinden olan Ice-T'nin isminin de Iceberg Slim'den geldiği. Hatta kitabın önsözü de kendisi tarafından yazılmış. İce-T aslında kitabın amacına ulaştığının da bir kanıtı. Çünkü kendisi de zamanında pezevenklik yapmış, çetelere katılmış bir kişiyken İceberg Slim'in kitabını okuduktan sonra yeni arayışlara yönelerek kendini rap yapmaya vermiş ve ismini de İce-T olarak değiştirmiş. Belki bu kadar sade değildir ama İce-T'nin yaşamına ismini değiştirecek kadar etkisi olduğu muhakkak. Gelelim kitaba; Kitapla birlikte 1920'li yıllar Amerika'sına ikinci dünya savaşının pezevenklik ve fahişelik mesleğine olan etkilerine, ırkçılığa, insan psikolojisin
Hayat
PezevenkIceberg Slim · Parantez · 200121 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Dünya Ne Kadardır Albayım
10/10
·479 syf.··
2018 1. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2018 21:51
Oğuz Atay'ın yine "hayat bilgisi zayıf" olanları anlattığı romanı. Kesinlikle "tutunamayanlar" ın gölgesinde kalmış bir şaheser. Her zaman olduğu gibi gündelik hayatın hatta tüm hayat gayesinin saçmalığını, varoluşumuzun hiç bir rasyonel bir gerekçesinin olmadığını ve bunun verdiği anlamsızlığın getirdiği huzursuzluğu anlatıyor bu kitabında da yazar. En azından ben öyle anlıyorum. Nietzsche, bütün öte dünyaları yaratanın acı ve iktidarsızlık olduğunu ve bunun da sadece çok açı çekenlerin bir mutluluk kuruntusu olduğunu söylüyor. Oğuz Atay'ın eserinlerindeki en çok acı çeken karakterlerin ise böyle bir derdi yok. Evet tutanamamış kişiler ama tutunmanın da bir anlamı olduğuna inanmadıkları hatta tutunmanın ne olduğunu da kimsenin bilmediğini düşündükleri için büyük yalnızlığa ve ıstıraba düşüyorlar. Dolayısıyla Nietzsche'nin mutluluk kuruntusu da onlara fayda etmiyor. Ben Oğuz Atay'ın dünyadaki herkesi kocaman bir tiyatro sahnesinde kendi rollerini oynayan oyuncular olarak gördüğünü, sadece yalnız kaldıkları zamanlarda kendi varoluşlarına anlam aradıklarını düşündüğünü hissediyorum. İnsan o kadar çok rolüne kaptırıyor o kadar çok o sahnede süre alıyor ki; bir süre sonra hayatı o rolünden ibaret oluyor. Hele ki yaşadığımız yüzyılda; şairlerin bile kpss sınavına girdiği, sigortalı iş aradığı, belediye gecelerine katılabilmek için fikirlerini sattığı, normal insanların hayata tutunmak için sürekli yutkunduğu, gücü yetmediği için dövemediği insana tebessüm gösterdiği, her yönden hayatta kalma mücadelesi ile prangalara vurulup rutin bataklığına saplandığı böyle bir dönemde insanın rolünden çıkmayı başarıp varoluşuna gerekçe araması o kadar zor ki. Ne mutlu Oğuz Atay'ın karakterleri bunu başarabilmiş. Ama bunlar dert değil. Sonuçta şairin dediği gibi "zaten amaç elli ki
Edebiyat
Tehlikeli OyunlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202538,9bin okunma