Osmanlı’nın son dönemleri, ahlaki, ekonomik ve kültürel çöküş almış başını gitmiş. Sarayın yarattığı yarı burjuva sınıf bunu en derin şekilde yaşıyor. Aile maddi sıkıntılar yaşıyor, baba otoriter ve sevgi aile içinde pek yok. Kayınpeder-gelin, enişte-baldız ilişkileri, babanın gözü dışarıdaki kadınlarda, enişte senelerce eşini aldatıyor,eşi evlilik sırasında bir punduna getirip enişteyi aldatıyor,kız torunlarda da evliyken eş aldatma sürüp gidiyor. Aile ortamındaki para ve sevgi eksikliği ile büyüyen bireyler sürekli bunların peşinde ihtirasla koşuyor. Kitapta aile bireyleri için yakıştırılan özellikler:en iyi, en büyük, en güzel, en gösterişli, en çok ilgi çeken, sosyetede en çok revaçta olan, en pahalı, en güzel partiyi veren… böyle sürüp gidiyor, bu hastalıklı ruh hali ömür boyu sürüyor. Bu arada iki büyük dünya savaşı ve Türk Kurtuluş savaşı oluyor ama ailenin bunlarla uzaktan yakından ilgisi yok. İki damat asker oldukları için Osmanlı’nın son döneminde bir dahli var ancak o kadar. Aile bireylerinin sanatla ilgileri var ancak Türkiye’de yetiştirdikleri bir sanatkar yok, yurt dışında faaller.Aslında bu skandallar aile içi olaylar ve pek kitap yazmayı gerektirecek şeyler değil diye düşünüyorum. Kitabın orijinali de İn filince imiş ve Türkçeye çevrilmiş… çeviride de birkaç hata var, örneğin Atlas Okyanusu olmuş size Atlantik Okyanusu…Sonuçta bol bol elbise ve çanta markaları, detayları içeren bu kitabı okuduğum, zamanımı harcadığım için pişmanım… kimseye de tavsiye etmem.