"Halk bir şeyi türküye sokarsa, çok bir tehlikeliydi bu; Şu Çukurovadan çıkmam, yıkmayınca konakları... İnce Memed der ki dağlar başında, candarmalar koç yiğidin peşinde, gece gündüz ağaların düşünde, beyler korkar yüce dağda kartaldan. "
"... Uğraşmak, dövüşmek, zalime karşı durmak haktır. Hiçbir sona varmayacaksa zalimle dövüşmüşsün, onu alt etmişsin kaç para eder?... Abdi gitti Hamza gelecek, Hamza gidecek Bekir gelecek..."
Hayatımızda önem atfettiğimiz bazı resmi ve gayrı resmi kavramları alaşağı eden düşünmeye sürükleyen bir roman. Savaş hakkındaki fikirleri kitapta gayet belirgin. İnsanlar hırsları ve zafiyetleri bir kenara bırakıp fıtrat üzere düşünmeye ah bir çalışsalar. İnsanlık dediğimiz kavramla el ele, kol kola bir ömür yaşardık. Şimdi ise Müge Anlı'ya çıkmamak işten değil kayıp insanlık için....
Kendim için bişey yapmak istediğimde Stefan Zweig okurum. Bu romanı da kendi hayatından hakiki düşüncelerinden bir kesit, bir yansıma. Kitap okudukça, bir yazarın yazabilmek için tabiri caizse dişe gelecek bir hayatının olması gerektiği fikri daha da derinleşti bende. Zweig'in kitabında büyük bir iştahla bahsettiği hayat işte benimki. Yani sıradan bir ben. İnceleme yazımın küçük bir kesitini burada sizlerle paylaşıyorum. Affola...
ClarissaStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201717bin okunma