Doktor içini çeker, bir an pencereden kasabaya şöyle bir göz atar, sonra:
Zaman... Saat... Buralarda saat zamanı bölemez. Yekpare bir zaman var bu iklimde. Hani Tanpınar ne diyordu:
Otelden gelen genç adam doktorun sözlerini tamamlar:
NE İÇİNDEYİM ZAMANIN
NE DE BÜSBÜTÜN DIŞINDA
YEKPÂRE GENİŞ BİR ÂNIN
PARÇALANMAZ AKIŞINDA
Belki 10 kere okudum Küçük Prens'i. Kızlarım büyümeye başlayınca onlara, içimizde ki büyümeyen çocuk için yazılmış olan bu kitabı sesli kitap olarak dinlettirdim. Yapboz yaparken en çokta.. Anne neden bitti diye iç geçirdiler. Sonra bir gün kitapçıda Küçük Prens'e rastladık. Dinledik ama kitabı da elimizde olsun dediler. Hala okumayı bilmeyen iki küçük yavru için aldım ve her gece yatmadan önce onlara okuyarak kitabı tekrar bitirdim. Anne neden boa yılanının içinde ki pitonu göremediler büyükler diye sordular. Büyüdükleri için göremediler yavrum. Büyüdüğümüz için göremedik. Bende ilk gördüğümde şapka olduğunu düşünmüştüm dedim. Öyle işte.. Değişen hayatımızda Küçük Prens'i her okuduğumda yeni manalar çıkardığım için on kere daha okuyabilirim.