Kübra ER

24. Bölüm
Ben yine de kendi hazlarımı insanoğlunun ittifakla verdiği hükümlerden önemsiz görmeyeceğim. Eğer bir şeyi sevmediysem sevmedim demektir, o kadar. Şu güneşin altındaki hiçbir sebep sadece türdeşlerim çoğunluk olarak onu beğeniyor diye o beğeniyi benim de taklit etmemi gerektirmez.
Sayfa 238·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
14. Bölüm
Kendisi, Martin Eden da bitmek bilmez yaratılışın sayısız hata ve başarısızlığının yara beresi ve çamuru içinden hayranlık verici bir tarzda çıkmıştı. Macera vardı o süreçte, harikalar vardı, görkem vardı. Cennetteki azizler!.. Onlar azizdi, yani bunu yapamazlardı. Oysa Martin, bir insandı.
Sayfa 144·Kitabı okudu
6. Bölüm
O gözlerin söylediği şey, artık kendisine sıkıntı veren bayağı hazlardı; insanı tabut gibi kısıtlar ve mezarda son bulurlardı. Oysa azizenin gözleri gizemlerden, tasavvur edilemez heyecanlardan ve ebedi hayattan bahsediyordu. Onun ruhunun aynası olan gözlerde, kendi özünün de emaresini görmüştü.
Sayfa 63·Kitabı okudu
3. Bölüm
Martin’in eve sarhoş geldiği konusunda uzlaşmışlardı. Halbuki güzelliği içlerinde hisseden insanlardan olsalardı, o parlayan gözlerin ve hararetlenmiş yüzün, gencin aşkla ilk tanışmasının belirtisi olduğunu anlayabilirlerdi.
Sayfa 37·Kitabı okudu
2. Bölüm
Ürperdi kız. O yontulmamış, sakar yürüyüşlü kaba adam yok olmuştu. Üzerine uymayan giysileri, yaralı elleri, güneş yanığı yüzü olduğu yerde duruyordu; ama bunların, kendisine ifade gücü vermeyen aciz dudakları nedeniyle meramını anlatamadığı için dilsiz kalan büyük bir ruhu hapseden parmaklıklar olduğunu anladı.
Sayfa 28·Kitabı okudu