Hep böyle olmak zorunda mı? Mutluluğumuz ve kederlerimiz illa ki aynı yerden mi gelmeli? Yüreğimi doğa sevgisiyle kanatlandıran, içimi neşeyle doldurup önüme cenneti seren o saf ve coşkulu hisler şimdilerde dayanılmaz bir işkenceye, peşimi bırakmayan sürekli canımı yakan iblislere dönüştü.
Hayatı korkuyla izlemekten şaşırmış, kendini kaybetmiş zayıf insanoğlu, hayal dünyasında hem çevresini kuşatan sırları hem de kendi öz doğasını anlamak için bir anahtar arayıp durmuş.