İnsan, "Dünyadaki zulüm perdesini kaldıracağım, yırtacağım," diyor fakat üstündeki yarım kilo yorganı kaldıramıyorsa acınacak bir hâldedir, oyuncak hâline gelmiştir, gülünç durumdadır, şeytanın maskarası olmuştur.
..."Yağmurlu ve fırtınalı bir gecede, sokakta, yanan mumu bir yerden bir yere söndürmeden taşımak ne kadar zorsa, namaz kılmayan bir insanın imanını muhafaza etmesi o kadar zordur," diyor. Talebeleri bunun mümkün olmadığını, mumun elbette söneceğini, neden daha kati bir ifade kullanmadığını sorduklarında Ebû Hanîfe, "Allah var, O affeder, kapıyı kapatmak bizim ne haddimize" şeklinde cevap veriyor.
Bana hiç nefs-i emmârem gibi sû'-i karin olmaz
Bu düzd-i hânegînin kimse mekrinden emîn olmaz
Yani, bana kendi nefsim gibi kötü arkadaş ve azgın düşman bulunmaz. Nefis içerideki hırsız olduğu için kilit de tutmaz, kâr etmez. Başka düşmana ihtiyaç yok, en büyük düşmanım kendi nefsim demek istiyor.