Hakikat ruhumuzun kulağına fısıldayarak der ki: boş durma insanoğlu, imanını imtihan ettir. İbrahim ol, inkarların ateşine bulan, ama yanmamak şartıyla insanoğlu. Yusuf gibi eşyanın karanlığına in ve orada da Allah'ı anmayı unutma. El kervanlarına katıl, düşünce ve sanat oymaklarını kelebek gibi değil, arı gibi dolaş, karınca gibi bilgi harmanlarını arşınla. Ta çıktığın noktaya vardığın zaman mana gelini kendini sana teslim edinceye kadar.
Zelzele geçirmiş, sel baskınına uğramış, rüzgarlarla sarsılmış, fakat yine de yerinde sapasağlam duran bir yapı ile her türlü dış etkenden uzak veya mahrum tutulan bir yapı bir midir?