Kahramanımız Nora Seed'in hayatında pek çok şey altüst olmaya başlar. İşinden kovulur, kedisi ölür ve hayatta artık hiçbir şeyi düzgün yapamayacağını hisseder. En önemlisi, çevresinde onu seven ve onun sevebileceği kimse yoktur. Sadece uzun zamandır görmediği ve samimiyetini kaybettiği bir ağabeyi vardır. Velhasıl artık yaşamayı anlamsız buluyor. Tam öldüğünü düşündüğü sırada Nora Gece Yarısı Kütüphanesi'ni keşfeder ve birdenbire pek çok hayatı deneyebilme şansı bulur. Pişmanlıklarını bir kenara bırakabileceği, başka kararlar vermiş olsaydı hayatının nasıl olacağını görebileceği hayatlar yaşamaya başlar. Her yaşam ona bir şeyler öğretmiştir, fakat yavaş yavaş benlik duygusunu kaybetmeye başlar, çünkü o hayatları çaba harcamadan yaşar. Tıpkı sete geç gelip filmin ortasında dahil olan bir oyuncu gibi. Sona gelecek olursak, bir hayat onu derinden etkiler. Bir kızı ve onu seven bir kocası vardır ve mutludur. En önemlisi; seviyor ve seviliyor. Önemsenmenin nasıl bir his olduğunu hatırlar. Berbat olduğunu düşündüğü hayatı artık ona umut veriyor ve o yaşamak istiyor. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını? Şems-i Tebrizî Hayatın olasılıklarla dolu olduğunu görebiliyor.
Sevginin olmadığı yerde, hiçbir şey seni mutlu edemez. İnsan Neyle Yaşar? Elbette sevgi ile. Hayat tek başına katlanılacak çile değildir. Bir şeyleri tek başına yapmak isteyebilirsin ama bir ömrü tek başına geçirmek çok acı verir. Twitch gibi platformların neden var olduğunu düşünüyorsun? İnsanlar tek başına oyun oynamak veya video izlemek istemediği için varlar.
YAŞIYORUM, yaşıyoruz. Anlamak zorunda da değilsin, sadece yaşa. Hayatın nasıl ilerleyeceğini, nasıl biteceğini bilemezsin. Verdiğin her karar hayatına farklı bir yön verir. Güzelliği de budur ya zaten. Hayatımızı baştan bilseydik, ne anlamı