Tuna Kahraman

Tuna Kahraman
@KaaHRaMaN
Pirincin İçindeki O Beyaz Taşlar, Gri Gökkuşağı, Kan Terliyordu Saatler, Perde Arkasından Konuşmalar, Akhenaton, Yetzer, Absürt Bir Gece kitaplarının yazarı.
Öğretmen
Dünya Dinleri L. / Ortadoğu Araştırmaları Y.L.
Çanakkale
Kocaeli, 21 Haziran 1992
210 okur puanı
Mayıs 2017 tarihinde katıldı
Film Önerisi: Un Homme Ideal
Yazarlıkla uğraşan biri olarak bu filmi izlerken gerçekten rahatsız oldum, ama iyi anlamda. “Un Homme Ideal” bir yazarın hikayesi. Yazarımızın kitapları hiçbir yayınevi tarafından uygun görülüp yayınlanmıyor. Ta ki bir gün tesadüfen eline geçen bir şey her şeyi değiştirene kadar. Ne yaptığını söylemeyeceğim ama şunu söyleyeyim “ben de bunu yapar mıydım acaba?” dedim defalarca. Ve bu beni çok rahatsız etti 😅 Başarı için ne kadar ileri gidebilirsin sorusunu bu kadar sessiz soran çok az film gördüm. Büyük patlamalar yok, dramatik müzikler yok. Sadece yavaş yavaş içine çekiyor ve bir bakıyorsun nefes almayı unutmuşsun. Pierre Niney’i daha önce izlemediyseniz bu filmden başlayın.
Film
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yetzer - Tuna Kahraman Tüm online kitabevlerinde..
1000Kitap
Yazarlar Yapay Zekâ Kullanmalı mı?
Yapay zekâ artık roman planlarken, karakter geliştirirken, hatta ilham ararken kullanılıyor. Kimi yazar bunu bir araç olarak görüyor, kimi ise yazarlığın özüne ihanet sayıyor. Sizce bir yazar romanını yazarken yapay zekayı kullanmalı mı? Bu, iyi mi, kötü mü? Yorumlarınızı merak ediyorum 👇
1000Kitap
Kitap Artık Bir Araç Mı?
Geçen gün, büyük bir kitabevinden bir kitap aldım. Hani vitrinde sergilenen, yoğun reklam kampanyası yapılanlardan… Büyük bir merakla okuyup, bugün bitirdim. Nihayetinde kitabı kapatırken, “ee?” dedim kendi kendime. Boş hissettim. Sonra fark ettim ki o kitap bana bir şey vermek için yazılmamıştı. O, yalnızca para kazanma amacını taşıyordu ve görevini layıkıyla yerine getirdi. Ve bu his bana artık yabancı gelmiyor. Çünkü giderek daha sık yaşıyorum. Kitap yazmak bir noktada prestij göstergesine dönüştü. “Benim kitabım var” demek; kişiyi bir konuda uzman yapıyor, sahneye taşıyor. Bunu bilen herkes de kalemi eline aldı. İçerik değil, imaj. Derinlik değil, lansman. Beni en çok üzen şu: Gerçekten bir şey anlatmak için, bir kırılmayı paylaşmak için, yıllarca taşıdığı bir ağırlığı dışarı çıkarmak için yazan insanlar da var. Onların önünde saygıyla eğiliyorum. Ama onların sesi bu gürültüde kayboluyor. Çünkü algoritma kapağa ve, kampanyaya bakıyor. İçeriğe değil. Belki de iyi kitabı tanımanın tek yolu hâlâ aynı: Bitirince seni biraz farklı biri yapıyor mu? Peki sen? Son okuduğun hangi kitap seni değiştirdi? 👇​​​​​​​​​​​​​​​​
1000Kitap