Zamanın, hayatın akışı böyle durmamış olsaydı, odadaki o solgun eski eşya, o çökmüş vücut, o çürümüş gelinlik ne kadar eski ne kadar dökülmüş, çözülmüş olursa olsun yine de böyle bir mezarlık, ölüm havası vermezdi insana. O gelinlikle duvak, kefeni andırmazlardı böyle.