Fransız yazardan yüksek kültürlü bir macera romanı.
Amerika’da zengin bir işadamı, bir gizemi çözmek için ünlü sihirbaz Harry Houdini ve psikanalizin kurucusu Sigmund Freud’u kiralar. Yardımcı rollerde Jung ve Tesla var. Gerçek ve kurmaca iç içe. Gerçek tarihi kişilikler romanda rol alıyorlar ; zamanın siyasetçileri, ünlü gangsterler, sihirbazlar, HP Lovecraft, Sandor Ferenchi ...vs. Eski New York’un karanlık ve gösterişli yüzünü görüyorsunuz. Roman gerçek tarihi olaylarla ilerliyor; ilk gökdelenler, Manhattan kültürü, gangster mahalleleri, seri katiller.
Kitabın tanıtım yazısında Freud’dan bahsetse de Houdini daha ön planda. Hatta Houdini’nin kısa bir biyografisi bile diyebiliriz. Geri dönüşlerle ve rüyalarla Houdini geçmişini hatırlıyor, koşuşturmacanın arasında da Freud onu analiz ediyor.
İki tarihsel figürün macerası gibi görünse de iki farklı gerçeği arama biçimi çatıştırılıyor.
Freud : "İçeri girme". Bilinç altına inmek, derinleşmek, bastırılmış anıları ortaya çıkarmak.
Houdini : "Dışarı çıkma". Zincirleri kırmak, kilitlerden kaçmak, kurtuluş.
Klasik polisiye değil, duygusal yoğunluğu düşük, çabuk okunuyor ve entellektüel mizah içeriyor. İyi okumalar.
Hiç bilmediğim bir alanda biyografi okumak istedim. Klasik müzik.
Kuğu Gölü, Fındıkkıran, Uyuyan Güzel gibi hep adını duyduğum, belki çoğu kez farkında olmadan müziklerini dinlediğim eserlerin Çaykovski’ye ait olduğunu öğrendim. Çehov, Puşkin gibi ünlü Rus yazarların öykülerini eserlerinde kullandığı, müzikleri Rus yerel ezgileri barındırdığı için bu "Yerli ve Milli" sanatçıyı Rus halkı çok sevdi. Hatta ilerleyen dönemlerde komünist yönetim propaganda için, başta değersizleştirdiği saray sanatçısı Çaykovski’yi ulusal hazine addedip kutsallaştırdı.
Alışılagelmiş biyografilerden farklı bir kitap. Çocukluk hayatı, ailesi, eğitimi birkaç cümleyle geçilmiş. Eserlerinin yaratılma süreçleri zamana uygun bir şekilde anlatılıyor çoğunlukla. Bir eserini bestelerken ruh hali, motivasyonları nedir, o tarihteki Rusya ve Avrupa’nın durumu, dönemin sanatçılarıyla, menajerleri ve sponsorlarıyla ilişkileri, eleştirmenlerin görüşleri, eser ilk kez nerede ve kaç defa sahneye konuldu, ne kadar kazanç getirdi gibi konular detaylı anlatılıyor.
Çaykovski’nin cinsel tercihi sık sık vurgulanıyor. Biyografide kaynak olarak çoğunlukla mektuplaşmaları kullanılmış. Erkek kardeşiyle yazışmalarında cinsel tercih ve oğlancılık konusundan açıkça bahsediyorlar. Eserlerinin bazılarını sevgililerine ithaf ediyor. Bu konu toplumda duyulmaya başladığında "El Alem Ne Der" korkusuyla başarısız bir evlilik yapıyor. Ölümü de gizemli oluyor.
Kitapta fotoğraflar zaman sıralamasıyla konulmuş. 150 yıllık siyah beyaz fotoğrafların bu kadar kaliteli basılması yayınevinin özenini gösteriyor.
Kitabı okurken müzik terimleri ve adı geçen sanatçılar için bol bol Google kullandım. Eserlerinden bahsederken o eseri Youtube’den dinledim. Keyifli bir okuma oldu benim için. Konservatuar öğrencisi kadar müzik bilgim
Pyotr ÇaykovskiPhilip Ross Bullock · Runik Kitap · 20222 okunma
Bir ilişki biçimi vardır. Kişi yeni karşılaştığı birinden hoşlanır, aşık olur ya da cinsel heyecan duyar. Ama bu duyguları kendisine bile itiraf edemez. Sık sık çevresindekilere böyle bir durum olmadığını, yanlış anlamamaları gerektiğini söyler. Duygularını annelik, yardımseverlik vb. diyerek akla uygunlaştırır ve aşkın üstünü örtmeye çalışır. Ama tutkusunun peşinden koşmaktan da alıkoyamaz kendini.
İşte böyle hastalıklı başlayan ilişki hastalıklı sürer ve mutluluk getirmesi beklenemez. Karşı taraf bu durumu manen ve maddeten sömürür. Ustalıkla gizlenmiş bir aşkın yasının da üstü örtülür. Zweig eşsiz kalemiyle bu ilişkiyi yazmış.
Çeviri iyi, akıcı, bir çırpıda okunacak bir kitap. Ama bir akşam seyredip, ertesi gün unutacağınız Amerikan dizisi gibi. Fazlaca basit. Yazar daha iyisini yapabilirdi.
"King çocukları yere göğe koyamazken yetişkinlere nadiren güvenir. King'in etkilendiği kişi Mark Twain'dir ve birçok King kahramanı aslında Huckleberry Finn'in değişik versiyonlarıdır. "(Harold Bloom. Kaynak: Kafkaokur sayı 30)
Bu kitabın kahramanı ormanda kaybolan bir kız çocuğu. Diğer romanlarındaki çocuklar gibi bu kızı da çok seveceksiniz. Metaneti, kurtulma azmi ve umudunu hiç kaybetmemesi sizi kendine hayran bırakacak. Onun yerine siz panikleyeceksiniz, yiyecek, içecek bir şeyler bululunca içiniz ferahlayacak, kitabı daha rahat okuyacaksınız.
Kitapta bolca beyzbol deyimleri geçiyor. Beyzboldan anlamasanız da kitaptan aldığınız keyfi etkilemeyecek.