Kısa ama etkisi uzun süren, rahatsız edici derecede gerçekçi bir psikolojik roman. Okurunu eğlendirmekten çok insanın içindeki karanlıkla yüzleştirmeyi amaçlıyor. Romanın merkezinde Seniha vardır. Çocukluğundan itibaren ağabeyi Halit’in gölgesinde bırakılmış, sevgi görmemiş, fiziksel görünüşü nedeniyle aşağılanmış ve hayatın fırsatlarından mahrum kalmıştır. Ailesinin tüm imkânları Halit’e sunulurken, Seniha kendi hayatını yaşayamadan yıllarını tüketir.
Yıllar sonra ağabeyinin evliliğinde ortaya çıkan bir sır, Seniha’nın içinde biriktirdiği öfke ve kıskançlığı harekete geçirir. Böylece roman yalnızca bir aile hikâyesi olmaktan çıkar; bastırılmış duyguların intikama dönüşmesinin hikâyesi hâline gelir. Kıskanmak, olay örgüsünden çok karakter psikolojisine yaslanan bir romandır. Bugün bile modern hissettirmesinin nedeni, insanların çoğu zaman sakladığı duygulara odaklanmasıdır. KıskanmakNahid Sırrı Örik
Roman, Vietnam Savaşı’nın ardından ülkelerini terk etmek zorunda kalan üç kardeşin hikâyesini anlatır: Anh, Minh ve Thanh. Ailelerinin geri kalanının da kendilerine katılacağı umuduyla yola çıkarlar; ancak trajik bir olay sonucu anne-babalarını ve küçük kardeşlerini kaybederler. Böylece kendilerini İngiltere’de, yabancı bir ülkede, yasla, aidiyet arayışıyla ve kimlik sorunlarıyla baş başa bulurlar.
Gezgin Ruhlar, yüksek tempolu olaylardan çok karakterlerin iç dünyasına odaklanan, duygusal yoğunluğu yüksek bir roman. Dilinin zarif ve şiirsel olduğu sıkça vurgulanırken, bazı okurlar olay örgüsünü yavaş bulabiliyor. Ancak göçmenlik deneyimini, kaybı ve hayatta kalma mücadelesini incelikle işlemesi nedeniyle etkileyici bulunuyor. Gezgin RuhlarCecile Pin
Biz (We), 1920–1921 yıllarında yazılmış ve modern distopya türünün ilk büyük örneklerinden biri kabul edilen bir romandır. Daha sonra yazılan 1984 ve Cesur Yeni Dünya gibi klasiklere ilham verdiği sıkça belirtilir.
Roman, 26. yüzyılda geçen totaliter bir toplumda geçer. İnsanların isimleri yoktur; herkes sayılarla anılır. Camdan yapılmış evlerde yaşarlar, böylece mahremiyet neredeyse tamamen ortadan kaldırılmıştır. Günlük yaşam, devlet tarafından dakikası dakikasına planlanır.
Hikâyenin kahramanı D-503, “İntegral” adlı uzay gemisinin başmühendisidir. Düzeni, matematiği ve kusursuz sistemi savunurken, gizemli bir kadın olan I-330 ile tanışır. Bu karşılaşma onun içinde daha önce hiç tanımadığı duyguları uyandırır ve sorgulamaya başlamasına neden olur. BizYevgeni İvanoviç Zamyatin
Bir gün, isimsiz bir şehirde bir adam aniden kör olur. Ancak bu sıradan bir körlük değildir; insanlar karanlığı değil, bembeyaz bir ışığı görmektedir. Kısa sürede bu “beyaz körlük” salgın haline gelir.
Devlet, kör olanları bir karantina merkezine kapatır. Düzen çöker, kurallar anlamını yitirir ve insanlar hayatta kalabilmek için mücadele etmeye başlar. Roman boyunca Saramago şu soruyu sorar:İnsan, uygarlığın ince perdesi kalktığında gerçekte kimdir? KörlükJosé Saramago
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,8bin okunma
Roman, Osmanlı coğrafyasından İran mitolojisine uzanan geniş bir kültürel arka plan üzerinde ilerler. Hikâyenin merkezinde güç, ihtiras, aşk, sadakat ve insan nefsinin karanlık yönleri yer alır.
Kitabın adını aldığı Azdahak, eski İran mitolojisinde omuzlarında yılanlar taşıyan zalim bir hükümdar ve kötülüğün simgesidir. Romanda bu figür yalnızca bir karakter ya da efsane değil, insanın içindeki doyumsuz hırsın ve karanlığın da metaforudur. Azdahakİskender Pala