Vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni,
Değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez.
Değil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkini,
Değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz,
Değil mi ki ayaklar altında insan onuru,
O kızoğlan kız erdem dağlara kaldırılmış,
Ezilmiş, hor görülmüş el emeği, göz nuru,
Ödlekler geçmiş başa, derken mertlik bozulmuş,
Değil mi ki korkudan dili bağlı sanatın,
Değil mi ki çılgınlık sahip çıkmış düzene,
Doğruya doğru derken eğriye çıkmış adın,
Değil mi ki kötüler kadı olmuş Yemen'e
Vazgeçtim bu dünyadan, dünyamdan geçtim ama,
"Sartre 'Benim bildiğim, nesnelerin insana dokunmaması gerekir.' demiş. Ben daha önce 'eşyaların duyguları olduğuna inanıyorum, ölünceye kadar bir saksı yanımda yeşerebilir' demiştim. Bir haciz memuru için zor olsa gerek...
İlerde Sartre duygusal çöküşünü şöyle ifade ediyor: "Çevremdeki nesnelerin neyseler ondan başka bir şey olduklarını bile kavrayamıyorum." İnsan hissiyle savaşırsa kaybeder..
Mesela Zweig şunu söylemişti ne kadar yaraya merhem bilemem ama, 'Belki hepimiz masumuz ama benim içimdeki suçlu sizin içinizdeki suçluyu anlıyor.'
Baudelaire şöyle söyledi 'Her nerede değilsem orada mutlu olacakmışım gibi gelir.' Bu, 'nerede isem orada hep kötü olacakmışım gibi gelir' düşüncesinin kılıcına boyun uzatmaktan başka nedir? Yetecek kadar düşünen insan için yetmediğini düşünenler için boylu boyunca bir kitap..
Kafka şu şunu söyledi, 'Ya da tam tersi sende hiçbir etki bırakmayan şey benim mezarım olabilir.' Bu yüzden bir gülüş açık kalp ameliyatı veya cerrah hükmü taşıyabilir.
Erika Ewald şöyle bi hisle yaşadı "Pek çok yerden,varlığını belli etmeden ve kırılıp dökülmeden geçebilmek için mutluluğunu ve hayatını soğuk ve aşınmış gündelik sözcüklerin arkasına sakladı." O yüzden kadınlar bela çoktandır başlarında olsa bile varlığını gizlemekte mahirdirler.
Son olarak Werther'in beynini dağıtan bir şey daha vardı: "Nasıl oluyor da insanı mutlu eden bir şey aynı zamanda onun felaketine kaynaklık eder?" Bu insanın kanını gül kılar mı bilmem ama kurşundan daha çok acıtır. Şarapla ıslatmak belki damarlarındaki kanı muvakkat bir nihayet olur..
Salomonsohn gece başını yastığa koyduğunda şöyle düşündü "Niçin o bedeniyle huzur içinde uyurken ben hala burada yatarken bile kendime eziyet ediyorum." Bu yüzden bazen başkalarının sevinci bizim mezarımız olabilir.
İsmet Özel