Denizle Tuz Gibi
Denizle tuz gibi karıştı aklım
Bir sana tutkunum, bir sana düşman.
Kalbim avucunda yok gizli saklım,
Bir sana tutkunum, bir sana düşman.
Dalgalara yenik düştük yüreğim,
Yelkenler perişan yerde direğim.
Gel gitlere boyun eğdi yüreğim,
Bir sana tutkunum, bir sana düşman.
Gökyüzü hüzünde, yıldızlar kırgın,
Bir yol bulamadım denizde sığın.
Hayalin rüzgarla vurur sahile,
Bir sana yenildim, bir sana dargın.
Sulara düşerken gözümde hayal,
Sanki her kıyıda bir eski masal.
Batık bir gemiyim dalgalarında,
Bir sana tutkunum, bir sana vebal.
Hasretin kördüğüm, çözüldükçe zor,
Aşkında savruldum, ne liman ne kor.
Bir fırtına koptu içimde derin,
Bir sana muhtacım, bir sana mahzur.
Şunu çok iyi anlamıştım: İnsan demek, kırıklık demektir. Her türlü kırıklık. Düş kırıklığı, kalp kırıklığı. Yaşamanız gerektiğine inandığınız şeyleri yaşayamadığınızın, olmanız gereken yerde olamadığınızın, sahip olmak isteyip de olamadıklarınızın kırıklığı ve bu kırıklığın doğurduğu hüzün. Beyaz'dan sıkça duyduğum şu cümleyi çok sevmiştim:"Dünya eksik bir yerdir". Ürkütücü ama gerçekçi. Kabul etmek zor ama bir yanıyla da huzur verici. Eksik söylemiş olmamayım, Beyaz şunu da ilave ederdi:"Eksik ama güzel. Eksik ama anlamlı. Eksik ama kederli."