Hepimiz hayat denilen kabuğun üzerinde, uçurum kabuğunun üzerinde akrobasi yapar gibi maskeler takarak yaşıyoruz. Kimi zaman nefret ediyor, kimi zaman öfkeleniyor, kimi zaman âşık oluyor, kimi zaman feryat figan ağlıyoruz. Tüm bunlar birer akrobasi ve bizler gitgide hastalandığımızı ve ölüme yaklaştığımızı unutuyoruz.
Yeryüzünde her şey yok olsa da yalnız o kalsa, ben var olmakta devam ederim; başka her şey yerinde dursa da yalnız o yok olsa, evren bana tümüyle yabancılaşır.
Linton'a olan sevgim ormandaki yapraklar gibidir. İyice biliyorum ki, kış ağaçları nasıl değiştirirse, zaman da benim sevgimi değiştirecektir. Heatcliff'e olan sevgim ise toprak altındaki değişmez kayalar gibidir. Görünüşte pek hoşa gidecek yanı yoktur, ama onsuz olmaz.