Her sabah üzümlü kek yediğimi sanırım, ve birine söyleyebilseydim, böyle derdim: “ben her sabah üzümlü kek yerim; o kadar.” Karşımdakinin özelliğime, şaşmazlığıma... hayreti, hoşuma gider. Bu nedenle birisiyle yaşamak korkunçtur. Geldiginde, üzümlü kek yemediğimi anlamasın diye, her sabah yemeye başlarım. Etken taraf ben olduğum için, o da yemeye başlar. Oysa iki üç gün sonra, zeytin peynir burnunda tüter, ve dördüncü gün beni terk eder. “ Oh” derim, benim de içim bayılmıştır. O kendi evinde, ben kendi evimde, birbirimizden habersiz, zeytin yemeye, avucumuza tuz döküp yalamaya başlarız. Biraz aklı varsa(çok değil), ilk fırsatta, benim şeklimde bir kek yapıp fırına sürer. Yakmaktır amacı; ama bunu kendine itiraf etmez, “ dalgınlık,” der.
Okuduğum ilk Hakan Günday kitabı..Bütün kitap bir göz açıp kapası kadar çabuk ve akıcı geçti. Kitabı okumuyor, yaşıyorsunuz.Çok güzeldi kesinlikle tavsiye ediyorum
DahaHakan Günday · Doğan Kitap · 202517,1bin okunma