Kitapların çoğunu okudum ancak fark ettim ki kitapların içinde diğer kaynaklardan alıntı yapmaktan çok birebir kopyalanmış. Mesela Ali sevim Erdoğan Merçil gibi yazarların kitaplarından alıntılar yapmak yerine direkt kopyalamış. Yani demek istediğim Selçuklu tarihine aşinaysanız size yeni bir şey katmaz. Eğer ilk defa Selçuklu tarihi okuyacaksanız iyi bir başlangıç kitabı olabilir ancak kitabın içindeki kopyalanmış metinleri okumak yerine direkt kaynağından okusanız daha verimli olur. Mesela Ali sevim, Erdoğan Merçil, Mehmet Altay Köymen veya Osman Turan. Osman Turan ve Mehmet Altay Köymen yeni başlayacaklar için ağır olabilir bu yüzden Ali sevim ve Erdoğan Merçil hocanın yazdığı Selçuklu devletleri Tarihi kitabını öneririm. Yazarların diğer kitapları da iyidir. Ali Öngül
7 yıldır ikinci cildin yayınlanmasının dört gözle bekliyorum. Hocanın kaynakça konusunda gerçekten şov yaptığı bir eser olmuş. Kitabın hacminin yaklaşık 60% kaynakça. Tabi bu gözünüzü korkutmasın kitap her ne kadar akademik başucu kaynak olsa dahi gayet akıcı ve herkesin anlayacağı bir üslupla yazılmış.
Mahmud Şevket Paşa, kendisini Babıali baskınının ardından sadaret makamına getiren İttihadçılar'dan da hoşlanmamakta, hatta nefret etmektedir. Parlamento'da bazen İttihadçı umdeleri destekler gibi görünmesine rağmen günlüğünde *" ...İttihadçılar'ın artık adam olmayacakları kanaati bende büsbütün teessüs etti. Bu kadar felaketler üzerine hiç de akıl erdiremeyecekleri ve erdirmedikleri umûr-ı askeriyeye bile müdahaleden vazgeçmiyorlar idi ve bu suretle idare-i memleket edebileceklerini zannediyorlardı"* *(bkz. Murat Bardakçı - Mahmud Şevket Paşa'nın Sadaret Günlüğü", 40-42.)* şeklindeki ifadelerinin yanısıra mecnun ve beyinsiz olduklarını, söz dinlemediklerini, adam olamayacaklarını yazmakta, İttihadçılar'ın muhaliflerinden de rezil ve ahlaksız diye bahsetmektedir.
Paşa'nın günlüğünde Enver ve Mustafa Kemal Beyler hakkında da kayıtlar vardır; Mahmud Şevket Paşa birbirlerinden hoşlanmadıklarını ve çekiştiklerini yazmakta; Enver'in daha önemli bir vazifeye tayini sözkonusu olduğunda Mustafa Kemal'in Fethi Bey ile beraber bu tayine karşı çıktığını, hatta istifaya kalktığını anlatmaktadır. *(Bkz. Murat Bardakçı - Mahmud Şevket Paşa'nın Sadaret Günlüğü, s 56-63.)*
Enver ise, Mahmud Şevket Paşa'yı sadrazam yapmış olmalarından dolayı pişmandır ve baskından beş gün sonra, 28 Ocak 1913'te Berlin'e yazdığı mektupta sıkıntıların hala çaresini aramakta olduğunu söylemektedir: *"...Kamil'i devirip, yerine biraz cesur Mahmud Şevket Paşa'yı geçirerek herşeyi kurtarabileceğimi zannediyordum. Ama heyhat, bu kadar saydığım erkan-ı harp başkanımız, her şeyi kendisiyle sürükleyebilecek bir ödlek çıktı. Düşünün sevgili, mücadeleye tek başıma girebilmek için bütün bu kötülükleri bertaraf etmem lazım. Kendimde bütün bir Bulgar Ordusu'na karşı koyacak gücü buluyorum. Ah, yine de zor,