Ahmet Hekimoğlu

Ahmet Hekimoğlu
@Kadioglu_ahmet
Aklı hür! Vicdanı Hür! İrfanı hür!
"Nâma şâna aldanan ekmeğinden olur; ekmeğine küfür eden canından olur."
Sayfa 32 - Türkiye İş Bankası Yayınları·Kitabı okudu
Reklam
Anadolu evladını soruyor...
Anadolu hepimize hınç, şüphe ve güvensizlikle bakıyor. Yüz binlerce çocuğunu memesinden sökerek alıp götürdüğümüz bu anaya; şimdi kendimizi ve pişmanlığımızı getiriyoruz. İstasyonda bir kadın dur muş, gelene geçene: -Benim Ahmed'i gördünüz mü? diyor. Hangi Ahmed'i? Yüz bin Ahmed'in hangisini? Yırtık basmasının altından kolunu çıkararak, trenin gideceği yolun. İstanbul yolunun aksini gösteriyor: -Bu tarafa gitmişti, diyor. O tarafa? Aden'e mi, Medine'ye mi, Kanal'a mı, Sarıkamış'a mı, Bağdad'a mı? Ahmed'ini buz mu, kum mu, su mu, skorpit yarası mı, tifüs biti mi yedi? Eğer hepsinden kurtulmuşsa, Ahmed'ini görsen, ona da soracaksın: -Ahmed'imi gördün mü? Hayır... Hiç birimiz Ahmed 'ini görmedik. Fakat Ah med'in her şeyi gördü. Allah'ın Muhammed'e bile anlatamadığı cehennemi gördü. Şimdi Anadolu'ya, batı'dan, doğu'dan, sağdan, soldan bütün rüzgarlar bozgun haykınşarak esiyor. Anadolu, demiryoluna, şoseye, han ve çeşme başlarına inip çömelmiş, oğlunu arıyor. Vagonlar, arabalar, kamyonlar, hepsi, ondan, Anadolu' dan utanır gibi, hepsi İstanbul'a doğru, perdelerini kapamış, gizli ve çabuk geçiyor. Anadolu Ahmed'ini soruyor. Ahmed, o daha dün bir kurşun istifinden daha ucuzlaşan Ahmed, şimdi onun pahasını kanadını kısmış, tırnaklarım büzmüş, bize dimdik bakan ana kartalın gözlerinde okuyoruz. Ahmed'i ne için harcadığımızı bir söyleyebilsek, onunla ne kazandığımızı bir anaya anlatabilsek, onu övün dürecek bir haber verebilsek... Fakat biz Ahmed'i kumarda kaybettik!
Sayfa 108 - Pozitif Yayınları·Kitabı okudu
Birinci Cihan Harbi
Enver Paşa
Enver Paşa'nın Makedonya Dağları'nda başlayan ve yine dağlarda ama bu defa çok uzak bir iklimin dağlarında, Pamir'in eteklerindeki Abıderya köyünde kurşun ile noktalanan ve son perdesi Çegan Tepesi'nde inen macerasının neticesi, sözü hiç dolandırmadan söylemek gerekirse, tam bir mağlubiyet idi!
Sayfa 9 - Türkiye İş Bankası Yayınları·Kitabı okudu
Enver Paşa
Ölüm
Sözünde durmadı mavi gökler; Gün kararıyor gitgide ölüm. Akşam yeli nedameti söyler; Nedamet yer etti bende ölüm. Ne yapsam, gün doğmuyor gönlümce; Sudur akar kendi bildiğince, Hangi pencereye koşsam gece; Gitmiyor bu can bu tende ölüm. Ne vefasız geçmişten hayır var, Ne gelecekler imdada koşar, Çoktandır tekneyi aldı sular; Çoktandır ümitler sende ölüm... Ey kurumaz membaı sükûtun Işığı güneşten zinde ölüm Altında şu alçalan bulutun Sendedir umduğum müjde ölüm. Aynada zifiri bir gecedir Bütün zulüm bu suçsuz kalbedir Sabır tesbihim kopmak üzredir Ne gün kalkacak bu perde ölüm? Ne gün aslına dönecek bu ten? - Taş, toprak, çiçek, su veya maden - Ruha ebediyeti vaadeden Efsanevi yalan nerde ölüm?
Sayfa 20
Şiir
Reklam