Asıl mühim olan, beşikle mezar arasından öteye geçmek, nice bin mâcerâ yaşadığımız, henüz vücut ve cisim kılıfı içine girmeden nice yollar geçtiğimiz, ve geçtiğimiz bu yollarda bu duraklarda nice renk, nice mânâ kazandığımız bekâ ve devam âleminin o mânevî seyrinden izler, artıklar, eserler ve hâtıralar yakalayabilmekti. Zîra insanoğlu, kopup geldiği yere yaklaştığı, onunla biliş tutup, âşînalık ve dostluk kurduğu nispette insandı.