AŞK ?
Özgür irademizle seçtiğimiz romantik bir duygu değil, türün devamlılığını sağlamak için insana kurduğu biyolojik bir tuzaktır. İnsanlar çocuk büyütmenin getireceği ağır yüklerden kaçmasın diye doğa, kişiye o özel partnerle dünyanın en mutlu insanı olacağı büyük yanılsamasını yaşatır. Bu süreçte yaşanan körkütük hayranlık ve zıtların çekimi ise aslında ruhların uyumu değil, doğacak yeni neslin genetik kusurlarını dengelemeyi amaçlayan bilinçaltı bir optimizasyondur; nitekim üreme amacı gerçekleşip çocuk dünyaya geldikten sonra büyü bozulur ve insan, kendi mutluluğunun peşinden koştuğunu sanırken aslında evrensel iradenin sadık bir oyuncağı olduğunu fark ederek karakterce hiç uyuşmadığı bir gerçeklikle baş başa kalır.
#Peki, sizce aşk gerçekten ruhların kusursuz uyumu mu, yoksa doğanın bize oynadığı en tatlı oyun mu?
Her zaman güneşli olmak zor.
Yorulur insan hep parıldamaktan, hep gülümsemekten.
Oysa güneş kadar elzemdir sağanak yağmurlar, fırtınalar...
Ve bazen her şeyin üstünü beyaz bir sessizlikle örten kar.
Ruhun tüm bu hava değişimlerini sevgiyle kucakladığında anlarsın;
İnsan her mevsim çiçek açamaz.
Bu karanlık gecelerin ardında yeniden doğmak için sakince beklemek gerekir.
Tıpkı kışın koynunda uyuyan tohumlar gibi,yeni bir bahara uyanmak için;