Cemile

Felsefeye Giriş 101
10/10
·309 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2026 21:16
“Ben bir insanım, insanca olan hiçbir şey bana yabancı değildir.” (Montaigne’in tavanına yazdırdığı, Terence’den bir söz) Felsefeyle aram pek yoktur, bu kitabı kütüphanemde bulup bir başlayım dedim ama ilk bölümden itibaren beni hemencecik içine çekti. Bu kitabın bendeki etkilerini yıllar sonra okuyup hatırlamam gerektiğini düşünerek dimağımda kalanları elimden geldiğince yazacağım. Her bölümde bir filozofu tanıtıp onun dönemine ayna tutup, ondan almamız gereken derslerden bahsettiğini söyleyebilirim. İlk bölümde Sokrates ve toplum tarafından kabul görmemesinden bahsediyor. Sokrates’i fiziksel olarak tasvir etmesi çok iyi oldu, çünkü çok eski zamanlarda yaşamış bu filozofları kafamda canlandırmak pek kolay olmuyordu. Kısa boylu, sakallı ve kel olduğunu bilip, yuvarlanıyormuş gibi bir garip yürüdüğünü, pörtlek gözlü, evli ve 3 erkek çocuk sahibi olduğunu, herkesle sohbet etmeye çalışıp sorular sorduğunu öğrenmek, bu kişiye daha fazla sempati duymama sebep oldu, ne acayip:) Sokratesin “sınırlı zekaya sahip ve içinde şüpheler barındıran” bir jüri topluluğu tarafından nasıl idam kararının verildiğini, Sokratesin buna ne kadar soğukkanlı yaklaştığını, çoğunluğun verdiği kararın ondaki özgüveni zedelemediğini, çünkü önemli olanın çoğunluk değil, buna karşı duran insanların ne sebeple/mantıkla muhalefet olduklarını bilmek gerektiğinden bahsediyor. “Önyargıların yok olması ve kıskançlığın azalması için zamana gerek var”(syf,54) diyor. Bize yol göstererek iki hataya düşmememiz gerektiğini öğütlüyor; çevremizdekilerin söylediğini her zaman dinlemek ve hiç dinlememek. Çünkü “toplumsal yaşam, başkalarının bizimle ilgili algıları ile bizim kendi gerçeklik algımız arasındaki uyuşmazlıklarla örülü”. Bu yüzden şu düşünceyi aklımızda tutmamız gerekiyor; “başkaları hatalı olabilir,
Felsefenin TesellisiAlain de Botton · Sel Yayıncılık · 20224,259 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Yedigey Cangeldi’yi tanıyın!
10/10
·413 syf.··
2023 39. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Ekim 2023 23:02
Yıllar evvel çalıştığım okula gelen bir yazara onu çok etkileyen bana tavsiye edebileceği bir kitap olup olmadığını sormuştum ve o da bana Gün olur asra bedel kitabını önermişti. Kazangap’ın ölümüyle başlayan kitabın ilk sayfaları nedense beni içine çekmemişti o zamanlar. Ta ki geçtiğimiz hafta, Nurullah Genç, katıldığım söyleşisinde bu kitaptaki Nayman Ana efsanesini anlatıncaya kadar, o zaman mutlaka okumalıyım dedim. O kadar etkileyiciydi ki Nayman Ana’ın mankurtlaşan oğlunu bulmak için gösterdiği çaba, ama oğlunun kafa derisi kazınıp koyun derisiyle kaplandığı için hafızasını yitirmesi ve anacığını tanıyamayıp efendisinin isteğiyle onu öldürmesi... Kitapta bu efsane sadece bir bölümde geçiyor aslında, uçsuz bucaksız Sarı özek bölgesinde Boranlı köyündeki istasyonda çalışan Kazangap ve Yedigey’ in hayatlarını okuyoruz. Kurguyu öyle güzel işlemiş ki Aytmatov, aslında yaşananlar Kazangap’ın cenazesinin olduğu gün yaşananları Yedigey’ in gözünden geçmişe giderek anlatıyor. Bunu yaparken de o bölgede efsaneleşen Nayman Ana ve Raymalı Aga’nın hikayelerine yer veriyor. Tabi Kazak kültürü, insan ilişkileri ve köy hayatınının nasıl olduğunu da çok güzel yediriyor bölümlerin içine... Raymalı Aga’nın genç yaştaki Begimay’a aşık olması ama ona kavuşmasına engel oldukları için kardeşi Abdilhan’a yalvarmasını anlatan efsaneyi, Zarife ile Abutalip’in köye gelişleri ve Yedigey’in hayatını nasıl bütünüyle sarstığını, Yedigey’in devesi Karanay’ın köydeki hayatı nasıl etkilediğini, Yedigey’in duygu dünyasını, aşkını, hisssetiklerini, çocuklarına ve Zarife’nin yavrularına olan davranışlarını öyle güzel yazmış ki Cengiz Aytmatov... Kitaptaki olayları tek tek anlatmak istemiyorum ama Yedigey’in insani tepkileri, çocuklara olan sevgi ve şefkati, yaşadığı aşk acısı, Kazangapla olan samimi
Gün Olur Asra BedelCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202656bin okunma
kendime not
Puan vermedi·344 syf.··
Beğendi
·
2021 53. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 23 Ağustos 2021 00:16
İnsanların hayatlarını 1 dakikadan kısa bir sürede daha iyi hale getirmek için bu kitapta yer alan öneriler; 1. Memnuniyetle dolu bir tutum geliştirin. 2. Cüzdanınıza bir bebek fotoğrafı koyun. 3. Mutfağınıza ayna asın. 4. Ofisinize bir saksı bitkisi alın. 5. İnsanların kollarının üst kısmına hafifçe dokunun. 6. İlişkiniz üzerine yazı yazın. 7. Olası yalancılarla baş etmek için gözlerinizi kapatın ve onlardan size e-posta göndermelerini isteyin. 8. Çocukların yeteneklerinden ziyade çabalarını övün. 9. Kendinizi hedeflerinizi başarmış olarak değil hedefleriniz üzerine çalışırken hayal edin. 10. Cenazenizde okunacak methiyeyi düşünün.
59 SaniyeRichard Wiseman · Pegasus Yayınları · 2019557 okunma
Sevimli Dinozor: Sevgili Mina Urgan
Puan vermedi·353 syf.··
Beğendi
·
2021 45. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2021 16:27
Bilgi birikimi çok, kültür seviyesi yüksek, hayatını dolu dolu yaşamış insanların kendi hayatlarını anlatmaları, tavsiyelerde bulunmaları, tecrübelerini paylaşarak kitap haline getirip bunu ölümsüzleştirmeleri çok hoşuma gidiyor. İlber Ortaylı ve Doğan Cüceloğlu’ndan sonra Mine Urgan’ da bu listemde 3. sıraya yerleşti diyebilirim. Dil bilimci olmanın getirdiği bir başarı mı bilmem ama yazma üslubu, öğretici tarafları, ilginç anıları, bazen kendini bazen karşısındaki insanları eleştirme şekli ile keyifle okuduğum kitaplardan biri oldu bu kitap. Halide Edip’in asistanlığını yaparken nasıl zorlandığını, Mustafa Kemal Paşa ile çocukluğunda dans etme şansını yakalaması ve Yahya Kemal’i sevemeyişimde ne kadar haklı olduğumu belirten gözlemleri, Türk edebiyatında simgeleşmiş insanlarla olan anıları, bir çok ünlü ismin onun hayatında bir yerlerde olması, Türk tarihine damga vuran darbelerin solcu bir insanın gözünde nasıl yer ettiğini keyifle okuyorsunuz bu kitapta; herkesin tanımasını isteyeceğim bir insan Mina Urgan, bu kitabını da herkese tavsiye ederim.
Bir Dinozorun AnılarıMina Urgan · Yapı Kredi Yayınları · 202214,3bin okunma
Alt tarafı bir ’kum‘ demeyin!
10/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2021 32. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2021 17:26
İlk defa bir kitabı okurken hayalimde o ortamı canlandıramadım, kitabı bitirir bitirmez 1964 yılında Hiroshi Teshighara yönetmenliğinde yapılmış filmine de baktım, genelde filmler kitapları yansıtmaz ama filmi de çok başarılıydı. Kum tepelerinden oluşan denizin kenarında bir köy; bu köyde yaşayan insanlar ve böcek koleksiyonculuğu yapan bir adamın bu köye yolunun düşmesi ile başlıyor yaşananlar... İnsan kitabı okurken yabancı insanlara ne kadar güvenmeliyiz, kimlerden yardım istemeliyiz sorularını bir kez daha düşünüyor, insanların ‘köyünü sev’ sloganıyla yaptıkları kum küreme olayının gereksizliğini anlamaya çalışıyor...Kitapta betimlenen kumlu dünya öyle yoğun ve iyi ifade edilmiş ki, kendimi kitabı okurken, o köyde o adamın kadınla yaşadığı çukurda kısıtlanmış, kirli ve çaresiz hissettim. Konusu şimdiye kadar okuduğum kitaplardakinden çok farklıydı, yazarın dili bana Stefan Zweig’i anımsattı. İnsan isimleri kullanmayışı ile de Jose Saramago’yu... Bu yazar, belki de Japon edebiyatından şimdiye kadar okuduklarım içinde 1. Sıraya açık ara yerleşmiş olabilir. Mutlaka diğer kitaplarını da okuyacağım, herkese tavsiye ederim. Kum: kaya parçacıklarından oluşan küme. Zaman zaman manyetit, kasiterit, nadiren de altın tozu içerir. Ortalama 1/8 mm merkezli olan, çan eğrisine benzer bir şekil çizerek dağılım gösterir.
Kumların KadınıKobo Abe · Monokl Yayınları · 20172,891 okunma